BETA KAZEİN A1, A2 VE KASOMORFİNLER.

Günümüzde inek sütünün, düşündüğümüz kadar sağlıklı olmadığına inanılıyor. Bilimsel topluluğun bu konuyla ilgili birden fazla argümanları var. Bir dizi yayının parçası olarak, bu konuda bazı argümanlar ve araştırmalar sizlerle paylaşmak için yayınlamaya karar verdim.
İşte Kasomorfinler “Kaso … ne?” – Okumaya devam edin!
SÜT VE KASOMORFİN
‘’Devil in the milk’’(sütteki şeytan) isimli Yeni Zelandalı Prof. Keith Woodford’un 2007 yılında yazdığı bir kitaptır. İçeriği çok ilgimi çekmişti.

Hatta 2019 yılında yazarla mail yoluyla irtibat da kurmuştum.
Yazarımız kitabında süt ile ilgili çok ilginç konulara değiniyor. Neler mi bunlar?
BETA-CASOMORFİN-7 (BCM-7)
Beta-kazein A1 tüketiminin sonucu BETA-CAZOMORFİN-7 oluştuğu, bu maddenin de beyin kan bariyerini geçerek insanda morfin benzeri etki yaptığı da gösterilmiştir. Beta-casomorfin-7’nin (BCM-7) de süt intoleransı sendromunun başlangıcının önemli bir faktör olduğuna dair artan kanıtlar vardır.
Beta-kazein proteinleri inek sütündeki toplam proteinin yaklaşık% 30’unu oluşturur ve iki ana genetik formunda bulunabilirler: A1 ve A2.
Kazein A2 ve Kazein A1
A2 beta kazein, beta kazeinin ana formu olarak kabul edilmektedir. Bilim adamları bu değişikliğinin 5-10 bin yıl önce meydana gelen bir mutasyondan kaynaklandığına inanıyor.
Tam olarak ne zaman olduğunu bilmemiz imkansız.
Beta-kazein A1 tükettiğimiz zaman, sindirim sisteminde μ-opioid (morfin etkisini gösteren) reseptörlerini aktive eden BCM-7 salındığına dair kanıtlar vardır.
Çalışmalar, A2 beta-kazein içeren süte kıyasla A1 beta-kazein içeren sütün sindirim sisteminden geçiş süresini uzattığını ve enflamasyonu önemli ölçüde artırdığını göstermektedir.

Aslında laktozun sindirilmemesi durumunun asıl sebebinin A1 tip süt olduğu da düşünülmektedir.
A2 tip (keçi ,koyun, manda veya A2tip inek) sütü içildiğinde ise bu semptomların oluşmadığı yazılmakta. A1 tip inek sütü tüketildiğinde şişkinlik ve gaz oluşturuyor.

ARAŞTIRMALAR
Elbette ne yapılacağının herkes kendi kararını verebilir. Ben sadece sizlerle bazı bilgiler paylaşmak istedim.
İnek sütü A1 beta-kazeinin gastrointestinal sistem ve bunun sonucunda bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerinin araştırılmasını yapan birkaç çalışma bulunmaktadır.
Dietary A1 β-casein affects gastrointestinal transit time, dipeptidyl peptidase-4 activity, and inflammatory status relative to A2 β-casein in Wistar rats. Barnett M.P., McNabb W.C., Roy N.C., Woodford K.B., Clarke A.J.
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/24649921/
Bu çalışma, inek sütü kazein tüketiminin sıçanlarda gastrointestinal sistemi üzerinde olumsuz etki yarattığını ve beyinlerinde morfin etkisi yarattığını gösterdi.

2016 yılında yapılan bir çift kör randomize çalışmada laktoz intoleransı olduğunu düşünen insanlarda A2 süt tüketiminin, laktoz içerdiğine rağmen, laktoz intoleransı belirtilerinin (uzun süre sindirim sisteminde kalması) azalmasının yanı sıra bağırsakta enflamasyona ve β-kasomorfin-7’nin daha düşük konsantrasyonunda olduğunu gözlemledi.
Effects of milk containing only A2 beta casein versus milk containing both A1 and A2 beta casein proteins on gastrointestinal physiology, symptoms of discomfort, and cognitive behavior of people with self-reported intolerance to traditional cows’ milk
Sun Jianqin , Xu Leiming , Xia Lu , Gregory W Yelland ,
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/27039383/
Yetişkinler tarafından süt içerken vücut üzerindeki olumsuz etkinin sadece insanlar için doğru olmadığına dair bir çalışma olduğunu söylemeliyim. Yetişkin ineklerin süt tüketiminin ölüm oranlarında artışa yol açtığına ve aslında hayvanların kemiklerini kırıklara daha duyarlı hale getirdiğine dair kanıtlar vardır.

SÜT, KALSİYUM VE GÜÇLÜ KEMİKLER…???
A1 tip inek sütü ve ürünleri tüketerek kemiklerimize kalsiyum takviyesi yapalım derken nasıl kalsiyum kaybına yol açıyoruz size anlatayım. İnek sütü içerek güçlü bir oksitleyici ajan olan kazein A1 alındığında insan vücudunda bu proteini parçalayan enzim çok yetersiz olduğundan sindirilmesi için mide asidi olan HCl (hidroklorik) asit miktarı artar. Bu da vücudumuzu asidik yapar. Bu durumu düzeltmek için vücut kalsiyum üretmek zorundadır. Bunu da kemik dokusundan alarak yaptığından kemik dokusu kalsiyum açısından zayıflar.
Koyun keçi ve manda ve genetiği değişmemiş kazein A2 olan inekler sütü sindirim sisteminde daha kısa kalır ve enflamasyon azaltıcı etkisi olur, dolayısıyla HCL hidroklorik asit salgılanmaz ve kalsiyum kaybı gerçekleşmez bilakis desteği olur.

Eskiden, kalsiyumun vücudumuz tarafından “tamamen emildiğine” inanılıyordu. Aslında, kalsiyumun emilmediği, ancak kimyasal bir reaksiyon sırasında tüketildiği ortaya çıktı. Ve tabi ki, vücuttaki kalsiyum rezervleri sürekli tükenirse, sadece kemikler değil dişler de kötü bir şekilde etkilenir.
Birçok uzman aynı zamanda Şimdiye kadar, kalsiyum eksikliği ile süt tüketimi arasındaki ilişkide % 100 kanıt olmadığını söyleyebilir. Ancak yeni araştırmaların sonuçları bu bilgiyi çürütmek yerine doğrulayan sonuçlar vermiştir.
Aslında kemiklerde kalsiyum eksikliğinin ve daha yüksek ölüm oranlarının sebebi Mg eksikliği olabilir….
Bu konuyla ilgili videomuzu da izleyebilirsiniz.
Comparative evaluation of cow β-casein variants (A1/A2) consumption on Th2-mediated inflammatory response in mouse gut. Ul Haq M.R., Kapila R., Sharma R., Saliganti V., Kapila S.
Bu çalışma, A1 β-kazeinin tüketildiği zaman, farelerin bağırsaklarında enflamatuvar bir etkiye neden olduğunu göstermektedir ve zararlı etkilerini teyit etmektedir.
Consumption of β-casomorphins-7/5 induce inflammatory immune response in mice gut through Th2 pathway. Ul Haq M.R., Kapila R., Saliganti V.
Önceki çalışmada olduğu gibi aynı bilim insanları ekibi betakasomorfin BCM-7 veya BCM-5 farelerde immünoglobulin artışı, lökosit artışı ve bağırsakta Toll benzeri reseptörlerin ekspresyonunda artışı gözlenmiştir.
Toll benzeri reseptörler, hücresel bağışıklık tepkisini aktive eden, patojenlerin moleküllerin yapılarını tanıyan reseptörlerdir. Araştırmacılar, betakasomorfinlerin enflamatuar tepkileri uyardığı sonucuna vardı.

“Süt intoleransı: bugün bu konuda ne biliyoruz? Bir Çocuk Hastalıkları Uzmanların erken çocukluk otizmi hakkında bilmesi gerekenler” adıyla Moskova’da Keith Woodford (Yeni Zelanda’daki Lincoln Üniversitesi Emeritus Profesörü, en çok satan “The Devil in Milk. Milk A1 ve A2: Health, Disease and Politics” kitabının yazarı The DairyNews’i IK VELES Capital LLC’nin yazarı) ve önde gelen Rus bilim adamlarının katılımıyla, bir tıbbi bilimsel ve pratik konferans düzenlendi.
https://www.dairynews.ru/news/eksperty-o-riskakh-svyazannykh-s-upotrebleniem-oby.html adresinde daha fazlasını bulabilirsiniz.
Keith Woodford’un kitabında A1 tip süt tüketiminin çeşitli hastalıklarının tetiklediği yazıyor, ve gittikçe araştırmalar bunu doğrulamaktadır.
Keith Woodford, beta-casormorfin-7’nin hem yetişkinlerde hem de çocuklarda çeşitli hastalıklarda bir faktör olabileceğini belirtti:
– tip 1 diyabetle bağlantı var. Diabetes and Nutrition dergisinde “sığır sütündeki beta-kazein A1’in genetik risk faktörü olan bireylerde tip 1 diyabet için birincil tetikleyici olduğu” hipotezini destekleyen kanıtlar yayınlandı. Keith Woodford bu makalenin ortak yazarıdır.
– kardiyovasküler hastalıklarla bağlantı. Bu hipotezi destekleyecek güçlü kanıtlar var. A1 beta-kazeinin kardiyovasküler hastalığa neden olduğunu söyleyebilir miyiz? Bununla birlikte, beta-kazeinin tavşanlarda kardiyovasküler hastalık ile ilişkili olduğunu, A2’nin ise olmadığını gösteren laboratuvar verilerimiz var.
– çocuk gelişimi sorunları ile bağlantı. Keith Woodford raporunda BKM-7’yi kandan hızlı bir şekilde temizleyemeyen bebeklerin psikomotor gerilmesinin risk altında olduğunu belirtti.
-sinir sistemi ile bağlantı. Woodford, BKM-7’nin kan-beyin bariyerini aşıp çeşitli psikozlara neden olabileceğine dair hiçbir şüphe olmadığını kaydetti. Çinli ve Avustralyalı bilim adamlarının yayınlarına göre gıda ile birlikte A1 beta-kazein tüketen kişiler beyinden kaslara bilgi aktarım hızını yavaşlatıyor.
-ani bebek ölümü sendromundan ölen bebeklerde beyin sapında BCM-7 bulunduğunu belirtti.
Yani A1 tip süt tüketiminin sonucu olarak:
· Nörolojik bozukluklar (Alzheimer, Parkinson) gibi
· Otizm
· Şizofreni
· Damar sertliği ve İskemik kalp hastalığı
· Yeni doğan bebeklerde ani bebek ölümü sendromu
· Çocuklarda Tip-1 diyabet
· Öğrenme ve hafıza bozukluğu
· Otoimmün hastalıklar
Bazı ülkelerde A1 tip sığır cinslerinin ülkeye girişleri yasaklanmıştır. Ülkemizde sayıları çok az kalmış yerli inek ırkları arasında A2 tip süt verenler vardır. Ancak sayıları çok azdır. Endüstri tarafından tercih edilmemektedir. Çünkü süt verimleri azdır.
Süt sanayi fazla süt verimi elde edecek diye insanlarımız bu kadar hastalığa yakalanmak zorunda mıdır?
Çözüm olarak koyun, keçi ve manda sütü üretimlerine ağırlık vererek bunlardan elde edilen A2 sütü tüketmek gerekiyor.
Keçi sütünün faydalarına gelince….

Kanserle Mücadelede Keçi Sütü etkilidir
İçeriğindeki vitamin ve minerallerin yanı sıra güçlü bileşenler barındıran keçi sütü, yüksek miktarda esansiyel yağ asitleri barındırmaktadır. Örneğin: Obeziteden göğüs hastalıklarına ve kalp sağlığından prostat kanserine kadar birçok sağlık sorunu karşısında etkili bir koruma sağlayan üronik asit bunlardan sadece biridir. Keçi sütünün tüketiminin yanı sıra keçi sütünden elde edilen peynir, yoğurt ve diğer besinlerin düzenli olarak tüketilmesi kansere karşı koruyucu bir etki sağlamaktadır.

Uzmanlar düzenli keçi sütü ve peyniri tüketmenin kanser riskini belirli bir oranda düşürdüğünü belirtmektedirler.
Multipl Skleroz

Beyinin görme, konuşma ve yürüme gibi fonksiyonları üzerinde hasara neden olan MS hastalığı, henüz kesin bir tedavisi bulunamayan bir beyin hastalığıdır. Son zamanlarda toplumda görülme oranı artan MS’in tedavisinin keçi sütü olduğu ortaya çıktı. Çiğ olarak tüketilen keçi sütünün MS ataklarını azalttığı ve hızlı bir iyileşme sağladığı belirtilmektedir.
Keçi sütünün hazmının kolay olması bebeklerde normal olarak zaten zor olan sindirim işlemini kolaylaştırdığı, yetişkinlerde ketozis ve karaciğer hastalıkları olanlar için de ayrı bir önem taşır.

Keçi sütü egzama, astım, sindirim rahatsızlıkları, varisle ilgili bazı rahatsızlıkların ve alerjik durumların tedavisinde yararlı olmaktadır
Stres-gerginlik, sinirsel nedenlerle hazımsızlık ve kabızlık durumlarında da keçi sütü yararlı olmaktadır.

Bir de Kozmetik sanayinde keçi sütü kullanımına göz atalım:
Kozmetik sanayinde sıkça kullanılan keçi sütü, bakım kremlerinin olmazsa olmazlarındandır. Güzellik kremleri olarak da nitelendirilen bu bakım kremlerinin yapımında keçi sütünden sıkça yararlanılmaktadır. Cilt kırışıklıklarını ve gözaltı torbalarını da keçi sütünün önlediğini bilinmektedir.

Birçok araştırmada da fazla A1 tip süt tüketiminin osteoporozu önlemediği gösterilmiştir.
Sonuç olarak ülkemizde daha çok keçi, koyun ve manda besiciliğini süt üretimi açısından teşvik etmek ve bu hayvanların sütlerini tüketmek daha doğru görünüyor. Aynı şekilde üreticilerin Kazein A2 tip süt ve ürünlerini tıpkı dış ülkelerdeki gibi raflara taşıması bizim sağlığımız açısından daha iyi olacaktır.

Bu günlerde yaşadığımız pandemiyle ilgili yapılan araştırmaların birinde Türk akademisyenler grubu Profesör Doktor Tuğba Tunalı Akbay başkanlığında keçi sütü üzerine yaptığı çalışmanın sonucu Avrupa Farmakoloji Dergisinde (European Journal of Pharmacology)yayınlandı. Bu çalışmada keçi sütü kaynaklı bir protein olan BETA-LAKTOGLUBİN belli enzimlerle etkileşime sokularak bir biyoaktif peptit elde edilmiştir. Bu ürünün de bilgisayar aracılı programlarla yapılan çalışmada virüsün hücreye girişinde kullandığı reseptöre bağlanarak Covid-19’un hücreye girişini engellediği gösterilmiştir. Bu durumun keçi sütünün içilmesiyle değil içindeki bu peptit yapının özel üretimle aktif hale getirilmesi sonucu gerçekleştiğini de ayrıca belirtmem gerekir.
Yine aynı şekilde Rus bilim insanları koronavirüsün bebeklerde daha az etkili olmasını, anne sütündeki bağışıklık koruyucu proteinlerden kaynaklanabileceğini varsayarak bir süt proteini olan LAKTOFERRİNİ deneye aldılar. Bundan hareketle keçi sütünden benzer bir protein geliştirdiler. NEOLAKTOFERİN. Bu proteinin antibakteriyel, antiviral, antifungal hastalık önleme özelliği bulunmaktadır. Laboratuvar testlerinde ayrıca bu proteinin rotavirüs, hepatit C ve HIV gibi virüslere de etkili olduğu gösterildi.

Bu arada daha önceki videolarımda bahsettiğim gibi Kalsiyumun emilimi için D3 vitamininin önemine ve ayrıca kalsiyum ve D3 vitaminli destek ürünlerine günlük 100 mikrogram k2 vitamininin de eklenmesi gerektiğini bu şekilde kandaki kalsiyumun kemik ve diş dokusuna yerleşeceğini de hatırlatmalıyım. Bu bilgilerin sizlere faydalı olacağını umarak mutlu günler dilerim.
2. https://nutritionj.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12937-016-0147-z
3. https://www.sciencedirect.com/topics/agricultural-and-biological-sciences/beta-casein
4. https://vgl.ucdavis.edu/test/a2-genotyping
5. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3475924/
6. https://www.dairynews.ru/news/eksperty-o-riskakh-svyazannykh-s-upotrebleniem-oby.html














