K vitamini K1 ve K2 gibi vitaminleri içeren grubunun genel adıdır. K1 vitamini kan pıhtılaşmasını normalleştirmek için gereklidir, K2 kardiyovasküler sistemi sağlığı ve kemikleri güçlendirmesi için olmazsa olmazıdır.

Araştırmacılara göre, K2 (menakinon) takviyeleri kalp hastalığı riski yüksek olan kişiler tarafından ve bazı kanserlerde nüksü önlemek için düzenli olarak kullanılmalıdır.
Ne yazık ki, bugün K2 vitamini varlığı hakkında insanlarda çok fazla bilgi yoktur. Sebebi: Popüler beslenme uzmanları bu eser vitaminden nadiren bahsederler ve sosyal medyada konuşulan diyetlerin içinde sık rastlanmamaktadır. Buna rağmen, vücut sistemlerinin çoğu için K2 vitamini gerekli olan bir besindir. Ayrıca, bazı bilim adamlarına göre, bu mikro besin eksikliği kronik hastalıkların birçoğuna neden olabilir.
İnsan vücudu tarafından kullanılan yağda çözünen K vitamini iki tipe ayrılır:
-
K1 vitamini, ayrıca filokinon olarak bilinir, lahana ve ıspanak gibi bitkisel gıdalarda bulunur;
-
K2 vitamini, ayrıca menakinon, olarak bilinir, bağırsak sisteminde vücut tarafından oluşturulur.

Aslında, birkaç alt türü vardır. Ama bunların en önemlileri MK-4 ve MK-7’dir.
Bu K1 vitamini, kesikler ve yaralanmalar sonucu oluşan ciddi kanamaları durdurur, kan pıhtılaşmasını artırmak için kullanılan özel proteinleri oluşturmak için vücudumuz tarafından kullanılır. Bu vitaminin eksikliği durumunda, protein miktarı önemli ölçüde azalır, küçük kesikler bile büyük kan kaybına yol açabilir. Ayrıca, bilim insanları K2 vitamininin büyümede ve kemikleri güçlendirmede vücut tarafından kullanıldığını belirtiyorlar.
K vitamininin eksikliğine çeşitli ilaçlar sebep olabileceği gibi bu vitaminin emilim düzeyini azaltan hastalıklar da vardır.
En sık görülen K vitamini eksikliği bebeklerde ve okul öncesi çocuklarda görülür.
K vitaminin tarihi
K1 vitamini ilk olarak 1929 yılında bilim insanları tarafından keşfedildi ve kan pıhtılaşmasından sorumlu vücuttaki en önemli madde olarak kabul edilmektedir. İlk defa bir Alman dergisinde adı kullanılmıştır dergide bu vitamine “Koagulationsvitamin” dendi, bu yüzden ‘K ’vitamini ismini aldı.
K2 vitamini gizemli bir madde olarak diş hekimi Weston Price tarafından keşfedildi, geçen yüzyılın başında küçük toplulukların tükettiği doğal besinlerin sağlıklı yaşam üzerindeki etkilerini araştırmak için yaptığı bir seyahat sırasında farklı insanların hastalıkları ve beslenme alışkanlıkları arasında bir bağlantı olduğunu keşfetti . Yaptığı araştırmada, doktor, sanayi olmayan bölgelerdeki doğal gıdalarla beslenen insanları diş çürümelerine ve kronik hastalıklara karşı koruyan bilinmeyen bir madde keşfetmiş ve bu bilinmeyen gizemli maddeyi ‘Activatör X’ olarak adlandırmış. O tarihten bu güne yapılan birçok araştırma ile activator X artık K2 vitamini olarak biliniyor.
K1 ve K2 vitaminlerini vücudumuz nasıl kullanır?

K1 ve K2 vitaminlerinin temel işlevleri: kan pıhtılaşması ve kalsiyum metabolizması sağlayan protein bileşiklerini etkinleştirmektir, hem de kalp kasının çalışmasından sorumludur. Ama en önemlisi kalsiyum seviyelerinin düzenlenmesinde aldığı roldür. Başka bir deyişle, bu mikro besin eklem kireçlenmesinden ve kan damarlarında Kalsiyum ve diğer mineral birikimini önlemekten sorumludur.

Bazı araştırmacılara göre, Vitamin K1 ve K2 fonksiyonları önemli ölçüde farklıdır. Bu nedenle, K vitamininin bu formlarını ayrı destek ürün olarak kabul etmek gerekir. K2’nin vasküler kalsifikasyonu inhibe ettiğini, K1 vitamininin ise bu tür etkilerinin olmadığını ortaya çıkaran bir hayvan deneyi yayınlandı.
İnsan çalışmalarında da K2 den yüksek gıda takviyelerinin kemik dokusunu güçlendirdiğini ve kalp kası işlevini normalleştirmeye yardımcı olduğunu gösteren çalışmalar vardır.

Aynı zamanda, K1 takviyelerinin böyle bir sonuç sağlamadığı da belirtiliyor.
Kalp hastalığı riskini azaltır
Kan damarları ve arterlerde artan kalsiyum düzeyleri önemli ölçüde kalp hastalığı riskini artırır. Bu nedenle, vasküler kalsifikasyonu önleyen K2 vitamini, önemli ölçüde riski azaltabilir.
10 yıl süren bir çalışmada, günlük K2 (menakinon) tüketen insanlar diğerlerinden kalp hastalığı riski % 52, ve vasküler kalsifikasyondan ölme olasılıkları da % 57 daha düşüktü.
16.000 kadın içeren başka bir deneyde, araştırmacılar K2 günlük 100 mikrogram alanların yaklaşık %9 kardiyovasküler hastalık riskini azalttığını buldular.
Ayrıca yukarıdaki durumların her ikisinde de K1 dahil vücut üzerinde herhangi bir etki sağlamadığı kaydedildi. Bu deneylerin gözlemsel çalışmalar olduğunu ve nedensel ilişkileri belirlemeye izin vermediğini belirtmek önemlidir.
Kemik sağlığını iyileştirir ve osteoporoz gelişimini önler

Kemik gücünün azalması ile ilişkili bir hastalık olan osteoporoz, Batılılar arasında en sık karşılaşılan sorunlardan biridir. Bu hastalığa kırık riski eşlik eder ve yaşlı kadınlarda daha yaygındır.
Yukarıda belirtildiği gibi, K2 vitamini kalsiyumun dağılımından sorumludur, kemik ve diş sağlığını sağlayan ana maddelerden biridir.
Şu anda, K2 vitaminin kemik dokusunu güçlendirdiğine dair kanıtlar vardır. Örneğin, 244 postmenopozal kadını kapsayan 3 yıllık bir çalışma, menakinon’in yaşa bağlı kemik yoğunluğunun azalmasının yavaşlatılmasında önemli etkisininin olduğunu gösterdi .Yedi farklı çalışmada, düzenli K2 tüketimi spinal kırık riskini % 60, kalçada % 77 azalttığını ve iyileşmeyen kırıkların iyileşmesini % 81 oranında artırdığı bulunmuştur.
Bu sonuçlar K2 vitaminini bilim adamları için osteoporoz tedavisi ve hastalığın önlenmesi için kullanılması gerekli bir vitamin haline getirmiştir.

Buna rağmen, bazı bilim adamları tıbbi ve önleyici amaçlar için K vitamini takviyelerini tavsiye etmek için yeterli kanıt olmadığını savunuyorlar.
Dişleri güçlendirir
Bazı bilim adamlarına göre, K2 alımı diş sağlığı üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabilir. Buna rağmen bu alanda insanlarla herhangi bir çalışma yapılmamıştır.
İlgili sonuçlar çeşitli hayvan deneylerinin sonuçları ve bu besinin ana özellikleri temelinde çizilmiştir.

K2 vitamini ile aktive edilen ve kalsiyum dağılımından sorumlu olan osteokalsin, Diş sağlığından sorumlu en önemli proteinlerden biridir. Araştırma verilerine göre, osteokalsin yeni bir dentin (diş minesi altında bulunan bir doku) oluşumunu uyarır.
Bazı araştırmacılara göre, menakinon vitamin A ve D ile etkileşime girebilir ve böylece emilimi artar bu da diş sağlığına faydalıdır.
Kanserle savaşmak için kullanılabilir
Kanser toplumda çok sık ölümlere yol açar, özellikle Batı ülkelerinde. Ve kanser tedavisi için birçok yol keşfedilmesine rağmen, bilim adamları bu hastalığı önlemek için yeni yollar aramaya devam ediyor. Birkaç deney, K2 takviyesinin tekrarlayan karaciğer kanseri riskini azalttığını göstermiştir. Diğer deneyler de bu vitaminin düzenli tüketiminin prostat kanserine yakalanma riskini ortalama yüzde 63 oranında azalttığını göstermiştir.
Aynı zamanda beslenmeye dahil edilen K1 vitamini böyle bir etki sağlamadı.
K vitaminlerii kaynakları

Ortalama insanın ulaşabileceği yiyeceklerin çoğu K1 formunu içerir. Ve menakinon K2 vitamini gıdalarda çok daha az bulunur.
Gerekirse, insan vücudu K1’i kendi başına K2’ye dönüştürebilir. Bu özelliğimiz çok yararlıdır, fakat, modern araştırmalar bu eser elementleri dönüştürme sürecinin nispeten düşük verimli olduğunu göstermektedir. Örneğin, dönüştürülmüş maddeden, takviyeler ve gıdalardan alınan K2 vitamini daha fazla bir etkiye sahiptir.
K2 vitamini kolonda bulunan bağırsak bakterileri tarafından üretilir. Bu nedenle, bazı antibiyotikler aldığınızda bu vitamin miktarını olumsuz bir şekilde etkiler.

Her gün tükettiğimiz besinler acaba ne kadar K1 vitamini içerir?

Yaşamımızda, günlük olarak yiyeceklerden aldığımız K2 menakinon miktarı vücudun ihtiyaçlarını karşılamamaktadır.
Menakinon yağda çözünen vitaminlerden biridir. Yani az yağlı ürünlerde çok az miktarda bulunur. Ayrıca, hayvansal ürünlerin MK-4 alt tipi içerdiğini, fermente ürünlerin ise MK-5’ten MK-14’e kadar alt tipleri içerme olasılığının daha yüksek olduğunu da belirtmekte yarar vardır.
Vücudun ihtiyaçlarını sağlamak için iyi bir K2 gıda takviyesi diyetinize eklemeyi düşünüyorsanız, A ve D vitaminlerini de dahil ederek emiliminin artırılabileceğini bilmenizde fayda var.
K2’nin en iyi kaynakları:

-
yağlı süt
-
sert peynirler
-
yumurta sarısı
-
karaciğer
-
hayvanların iç organları
-
lahana turşusu
-
fermente süt (kefir)
Source: USDA National Agricultural Library, Composition Vitamins and Minerals. Kamao M, S., et al, Vitamin K Content of Foods and Dietary Vitamin K Intake in Japanese Young Women. J Nutr Sci Vitaminol (Tokyo), 2007. 53: p. 464-470.
K1 vitamini eksikliğinin olduğunu nasıl anlarız?
Vücutta akut K1 vitamini eksikliğinin ilk belirtisi zayıf kan pıhtılaşmasıdır. Bu vitaminin eksikliği belirtileri arasında:
· hızlı oluşan morluklar;
· tırnak plakaları altında küçük kan pıhtıları;
· mukozada kanama;
· dışkıda kan bulunması

Küçük çocuklarda ve bebeklerde K1 vitamini eksikliğine aşağıdaki belirtiler eşlik eder:
-
göbek kordonunda kanama;
-
Yüzde, ciltte, burunda, sindirim sisteminde veya vücudun farklı bir bölgesinde kanama olması,
-
Sünnet yapılan bebekte iyileşmenin gecikmesi ve sürekli kanama olması,
-
Ani beyin kanamaları gibi durumları içerebilir.
K vitamini eksikliğinin nedenleri
Bu maddenin eksikliği yetişkinlerde son derece nadir olmakla birlikte, aşağıdaki faktörler tarafından tetiklenebilir:
· kan inceltici olan antikoagülanların kullanımı;
· Antibiyotikler kullanımı;
· Yağ emilimini azaltan hastalıkların varlığı;
· yetersiz K vitamini ile bir beslenme.

Çoğu durumda, bazı hastalıkların tedavisi için uzmanlar tarafından önerilen antikoagülanlar kan pıhtılaşması için vücut tarafından kullanılan proteinlerin oluşumunu engeller.
Antibiyotikler ise ya K2 vitaminin bağırsak tarafından üretimini azaltır, ya da emilimini engeller.
Yağ emiliminin bozulması mikro besin eksikliğine neden olabilir, bu durum genellikle bağırsakta bazı hastalıklar ve bozukluklarla ilişkilidir. Bunlar:
· kistik fibrozis;
· Çölyak hastalığı;
· safra kesesi veya bozulmuş karaciğer fonksiyonu;
· bağırsak bozuklukları;
· bağırsak parçası eksikliği.
K1 vitamini eksikliği nasıl önlenir
Erkekler için günde 120 mikrogram, kadınlar için 90 mikrogram K1 vitamini almak yeterlidir. Bazı gıdalar ile bu miktarı sağlamak mümkün.
K1 vitamini bir enjeksiyon ile birçok yenidoğan sorunlarını önleyebilirsiniz. Amerikan Pediatri Akademisi uzmanları’na göre, yenidoğanların doğumdan sonra deri altına 0,5 ila 1 miligram filokinon (K1 vitamini) enjekte etmesi gerekiyor. Bununla birlikte, annesi antikoagülan kullanıyorsa, doz artırılabilir.
Antikoagülan ilacı alıyorsanız kesinlikle besin takviyesi ve dozajı belirlemek için bir doktora danışmalısınız.
K2 vitamininin günlük dozu yetişkinler için 100 mikrogramdır.
Herhangi bir takviye kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza mutlaka danışın.
Sağlık ve Mutlulukla Kalın…
Kaynaklar: 1. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5494092/
2. https://www.healthline.com/nutrition/vitamin-k1-vs-k2
4. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/2112953/
5. https://www.healthline.com/nutrition/vitamin-k2
7. https://howtoliveyounger.com/anti-aging-benefits-of-vitamin-k/
8. https://drjockers.com/vitamin-k2/
9. https://sayyes.com.ua/chem-opasen-defitsit-vitamina-k-i-kak-ego-izbezhat/







