Hormonlar

Hormonlar

Hormon

Endokrin bezler tarafından salgılanan ve sadece hedef hücrelerde etkili olan kimyasal maddelerdir.

(Bir hormona duyarlı reseptörleri barındıran, dolayısıyla hormonun etkisini gösterebildiği hücrelerdir)

1)Büyüme Hormonu (BH)

Karaciğer, kas, kemik, kıkırdak ve diğer dokuları stimüle ederek insülin benzeri büyüme faktörleri (IGF)’ni sentezlemelerini ve salgılamalarını sağlar.

IGF’ler hücrelerin büyümesini, protein sentezini, doku onarımını, lipolizi ve kan glikoz düzeyinin artmasını sağlar. Tek bir özel hedef organı olmayıp bütün vücut bölümlerini etkileyerek büyümeyi uyarır.

!!!!! BH yağ dokusundan serbest yağ asitlerinin serbestleşmesini ve asetil koenzim A’ya dönüşümünü artırır. Bundan da enerji sağlanır. Protein koruyucu etkisi büyümeyi ve gelişmeyi sağlayan önemli bir mekanizmadır. Karbonhidrat metabolizması üzerine hiperglisemik ve diyabetojenik etkisi vardır. Hücrelere glukoz alımını azaltır.

2)Tiroid Stimüle Edici Hormon (TSH)

Tiroid bezinde, tiroid hormonlarının (T3 ve T4) üretilmesini ve salgılanmasını stimüle eder.

• TSH nın fazla salgılanması (guatr) olarak isimlendirilen tiroit bezinin genişlemesine yol açar.

• Tiroksin (T4) ve Triiyodotironin (T3);

– Anabolik Hormonlardır.

– Metabolizmayı uyarır.

– Oksijen gereksinimini azaltır.

– Fazlası katabolik etki yapar.

• İnsülini etkileyerek glikozun uygun şekilde kullanımını

Sağlar.

Tiroksin (T4): Protein sentezini artırır. Büyümeyi hızlandırır. Sinir sisteminin aktivitesini artırır. Hücresel metabolizmayı hızlandırarak beden ısısını artırır. Doku onarımında rol oynar.

Tri-iyodotronin (T3) :T4 hormonun etkileri ile aynı, ancak 5 kat daha fazla etkilidir.

Kalsitonin:

– Serum kalsiyum düzeyini düşürür.

– kemikten kana kalsiyum geçişini azaltır,

– kandan kemiğe kalsiyum geçişini artırır.

– Sonuçta kan kalsiyumunu düşürülür. Kemik hücresinde kemik yıkımını azaltır.

Fosfat düzeyini artırır.

3) Paratiroid Hormonu (Parathormon)

Kan kalsiyum düzeylerini artırır.

Bu etkisini şu yollarla gerçekleştirir:

1. Kemiklerden kalsiyumun serbest bırakılmasını stimüle eder

2. Böbreklerden kalsiyum atılımını azaltır

3. Böbreklerin D vitaminini aktifleştirmesini uyarır.

• Aktif D vitamini barsaklarda kalsiyum absorbsiyonunu artırır.

Tiroit hormonları; dokuların metabolizma hızını ve oksijen kullanma hızını artırmaktadırlar. Proteinlerin hem anabolizması hem de katabolizması doza bağlı olarak tiroit hormonları tarafından etkilenmektedir. Bağırsaklardan glikoz emilimini, glikoz kullanılma oranını, glikoneogenezisi, yağ dokularından lipitleri mobilize ederek plazma serbest yağ asitleri düzeyi ile serbest yağ asitlerinin hücrelerdeki oksidasyon oranını artırmaktadırlar. Bu hormonların lipit metabolizmasına olan klasik etkileri kolesterolün kan plazmasındaki miktarını düşürmeleridir. Tiroit hormonlarının genel fonksiyonu vücut dokularının oksidatif metabolizmalarını normal düzeyde tutmaktır. (https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/806849)
Tiroid rahatsızlıklarının en önemli nedeninin iyot ve selenyum eksikliği olduğu tespit edilmiştir. Önceki yıllarda yapılan çalışmalarda kara lahana, turp, şalgam, karnabahar gibi sebzelerin tüketilmesinin guatra neden olduğu düşünülmekteydi. Ancak son dönem yapılan araştırmalarda bu düşüncenin doğru olmadığı anlaşılmıştır. Bu günkü bilgilere göre gerçek neden, ülkemizdeki birçok bölgede, toprak ve suda yeterli oranda iyotun bulunmamasıdır. İyot ve selenyum eksikliğinin önemli bir nedeni de toprak erozyonudur. Bu nedenle erozyon ile mücadele edilmeli, ağaç dikimi artırılmalıdır. (https://www.bayindirhastanesi.com.tr/blog/tiroid-bezi-hakkinda-merak-edilenler-163)
!!! İyotlu tuz alırken ve kullanırken bazı hususlara dikkat etmek gerekmektedir: İyot kolay buharlaşabilen bir maddedir. Bu nedenle iyotun buharlaşıp, havaya karışmasını engellemek için; şeffaf, naylon poşet ambalaj içinde satılanlar yerine ışık ve güneş almayan, içini göstermeyen, tuzluk şeklindeki ambalajlarda satılanlar tercih edilmeli, tuzlukların ağzı havayla temas etmemesi için kapalı tutulmalıdır. Bunun yanı sıra tuz kapları güneş gören ve fırın, ocak yanı gibi ısıya maruz kalan alanlarda tutulmamalı, karanlık – serin yerler tercih edilmelidir. Yemek pişirirken tuz başlangıçta, kaynamadan önce konulmamalı, tencereyi ocaktan indirmeden hemen önce ilave edilmelidir. Böylece iyotun buharlaşması önlenmiş olacaktır. (https://www.bayindirhastanesi.com.tr/blog/tiroid-bezi-hakkinda-merak-edilenler-163)
Mevcut tiroid hastalığı varsa, iyotlu tuzu hekim önerisi olmadan kullanmamak gerekir, aksi halde iyot kullanımı hastalığı daha da şiddetlendirebilir. İyotsuz tuzlar marketlerde bulunabilmektedir. Bu tuzların üzerinde “İyotsuz Tuz” diye yazmaktadır. İyotsuz tuzların en fazla 250 gr.lık ambalajlarda üretimine izin bulunmaktadır. İyotsuz tuz bulunamıyorsa, kaya tuzu kullanılabilir.

Kalpte ciddi ritim bozukluğu tedavisinde kullanılan “Amiodarone” etken maddeli ilaçları, yoğun iyot içeren multivitamin preparatlarını kullanmasında sakıncalar olabilir. Ayrıca, koroner anjiografi, tomografi ve bazı böbrek filmi çekimleri sırasında damardan verilen kontrast maddelerin yoğun iyot içerdiği unutulmamalı ve bu tetkikler yapılmadan önce gereken önlem alınmalıdır. Psikiyatri tedavisinde kullanılan Lityum bileşikleri, Hepatit tedavisinde kullanılan İnterferon, yüksek doz kortizon alınması, Ethionamide etken maddeli tüberküloz ilacı, tiroid hormonlarını etkileyerek düzeylerini değiştirebilmektedir. Tiroit hapları tansiyon ve demir içeren ilaçlarla, bazı mide haplarıyla ve kolesterol düşürücü ilaçlarla birlikte alındıklarında etkilerini kaybedebiliyorlar.

Sigara içen kişilerde guatr daha sık görülür. Sigarayla, kanda tiyosiyanat adı verilen bir madde artar ve iyot dengesini bozarak tiroid hormon yapımını engeller. Sigara içimi arttıkça tiroid bezinde nodül adı verilen tiroid içi yumru ve topakların sayısında da artma olduğu ve bezin daha az çalıştığı ortaya konmuştur.

4)Adrenokortikotropin Hormon (ACTH)

Adrenal korteksten mineralokortikoid hormonların (özellikle kortizol) salgılanmasını stimüle eder.

· Kortizol

Kortizol, stres ve anksiyeteye etki eden bir hormondur. Bize her sabah kalkacak ve günümüze devam edecek enerjiyi verir. Ayrıca, beynimizin tehlikeli olarak gördüğü şeylere karşı tepki vermemizi sağlar.
Ayrıca:
  1. Kan şekerini düzenleme

  2. Fetüsün gelişimine yardımcı olma

  3. İltihaplarla mücadele etme

  4. Hafızanın güçlenmesine yardımcı olma

5. Tuz ve su dengesini kontrol etme-Sodyum tutulumunu, potasyum atılımını artırır.

-Stres ve yaralanmalara karşı savunmada önemlidir.

-Protein, karbonhidrat ve yağ katabolizmasını

hızlandırır.

!!!!Dolaşan östrojen, kanınızdaki kortizol seviyelerini artırabilir. Buna östrojen tedavisi ve hamilelik neden olabilir. Kadınlarda yüksek kortizol seviyelerinin en yaygın nedeni dolaşımdaki yüksek östrojen konsantrasyonudur.

Kortizol seviyeleri de gün boyu değişir. Örneğin, bazı insanlar sabah saatlerinde daha aktif olurlar ve diğerleri de yemeye başlayana kadar güne başlamaz. Gün geçtikçe yavaş yavaş inmek, uykuya dalma zamanı geldiğinde en düşük seviyelere ulaşmak normaldir. Fakat eğer kortizol seviyeleri gece azalmazsa, stres yanıtımız aktif kaldığından, uykuya dalmakta zorluk çekeriz.
!!!!!!!C vitamini kortizol düşürmede etkilidir. (https://esencanhastanesi.com.tr/kortizol-nedir/)

EUTHYROX antidiyabetik ilaçların etkisini azaltabileceğinden

Kumarin türevleri (kanın pıhtılaşmasını önlemek için kullanılan ilaçlar): EUTHYROX bu tür ilaçların etkisini artırabileceğinden özellikle yaşlı kişilerde olmak üzere kanama riskini arttırabilir.

Safra asitlerini bağlayan ve yüksek kolesterolü düşüren ilaçlar (örn. kolestiramin veya kolestipol): Bu tür ilaçlar levotiroksin sodyumun barsaklardan alımını bloke edebileceğinden, EUTHYROX bu ilaçlardan 4-5 saat önce alınmalıdır.

Antiasit (asitlere bağlı hazımsızlığı rahatlatmak için), sukralfat (mide veya barsak ülserleri için) ve alüminyum içeren, demir içeren diğer ilaçlar ile kalsiyum karbonat: Bu tür ilaçlar levotiroksin sodyumun etkisini azaltabileceğinden, EUTHYROX bu ilaçlardan en az 2 saat önce alınmalıdır.

Aşağıdaki ilaçlardan herhangi birini kullanıyorsanız, doktorunuza bildirin; bu ilaçlar

EUTHYROX’un etkisini azaltabilir:

– propiltiourasil (antitiroid ilacı),

– glukokortikoidler (antialerjik ve antiinflamatuvar ilaçlar),beta blokörler (kan basıncını

düşürücü ilaçlar; aynı zamanda kalp hastalıklarının tedavisinde de kullanılır),

– sertralin (antidepresif ilaç),

– klorokin veya proguanil (sıtmayı önlemek veya tedavi etmek için kullanılır),

– barbitüratlar veya karbamazepin (antiepileptik ilaçtır, davranış bozukluklarını kontrol

etmek ve bazı ağrı tiplerini hafifletmek için de kullanılır) gibi birtakım karaciğer

enzimlerini aktive eden ilaçlar (sedatifler, uyku hapları),

– menopoz döneminde veya menopozdan sonra hormon replasmanı için veya gebelikten

korunmak için kullanılan östrojen içeren ilaçlar,

– sevelamer (fosfat bağlayan ilaçtır, kronik böbrek yetmezliği olan hastaların tedavisinde

kullanılır),

– tirozin-kinaz inhibitörleri (kanser ilaçları ve antiinflamatuvar ilaçlar).

– orlistat (obezite tedavisinde kullanılan bir ilaç)

EUTHYROX’un etkisini artırabilir: – salisilatlar (ağrıyı hafifletmek ve ateşi düşürmek için kullanılan ilaçlar), – dikumarol (kanın pıhtılaşmasını engellemek için kullanılan ilaç), – 250 mg gibi yüksek dozlarda furosemid (diüretik ilaç), – klofibrat (kan lipid düşürücü ilaç),

bu ilaçlar EUTHYROX’un etkisini değiştirebilir: – ritonavir, indinavir, lopinavir (proteaz inhibitörü, HIV enfeksiyon ajanı) – fenitoin (anti-epileptik ilaç) Tiroid hormon seviyelerinizi düzenli kontrol ettirmeniz gerekmektedir. EUTHYROX dozunuzun yeniden düzenlenmesi gerekebilir.

https://www.merckgroup.com/tr-tr/i%CC%87laclar-kub-kt/Euthyrox_50mcg-KT_tcm699_157789.pdf

5) Melanosit Stimüle Edici Hormon (MSH)

Beyin aktivitesini etkiler; Fazla miktarda üretildiğinde derinin renginin koyulaşmasına yol açar. Melatonin her zaman üzerinde çalışmalar yapılan, popüler bir hormon olmuştur. Uyku-uyanıklık döngülerimizde rol oynadığı bilinmektedir. Bununla birlikte, yakınlarda gördüğümüz üzere, erken yaşlanmayı yavaşlatır ve nörolojik bir koruyucu görevi görür. Bu hormonun eksik olması sadece uykusuzluğa sebep olmakla kalmaz, ayrıca dikkat ve hafıza gibi birçok bilişsel işlevi de zayıflatır. Hatta nörolojik dejeneratif hastalıklar için de yüksek risk oluşturur.

Işığa duyarlı olan melatonin, ancak karanlık alanlarda verimli bir şekilde salgılanır. Bununla birlikte ışığın az olduğu alanlarda da salgılanmasına rağmen, salgılanan hormon miktarı azalır. Genellikle insan vücudu 23.00 ile 05.00 saatleri arasında yoğun bir şekilde melatonin salgılar.

Bazı besinlerin tüketilmesi ile melatonin sentezi desteklenir. Bu da hormonun salınım miktarını artırır. Bu nedenle özellikle melatonin eksikliği olan kişilerin sözü geçen besinleri tüketmeleri faydalıdır. Bu besinler ise şu şekilde sıralanabilir: ● Kırmızı et ve balık gibi et ürünleri ● Muz, çilek, elma, portakal, böğürtlen, kızılcık gibi meyveler ● Fıstık, ceviz, antep fıstığı, badem, kestane gibi çerezler ● Patlıcan, ıspanak, brokoli, bezelye, domates, mantar, patates, salatalık gibi sebzeler ● Kuru fasulye, nohut, susam, keten tohumu gibi tahıllar

Melatonin üretim ve salgı ritmi, birçok psikiyatrik hastalıkta değişmekte ve melatonin salgısındaki bu değişiklik sirkadiyen ritimin bozulması ile sonuçlanmaktadır 1,3. Sirkadiyen ritimde meydana gelen bozulma kalitesiz uyku, yorgunluk hissi, dikkati toplayamama gibi hayat kalitesinde azalmalara neden olmakta, ayrıca yaşam kalitesindeki bu azalma depresyonun klinik belirtisi olarak karşımıza çıkmaktadır 4. Bu nedenle beyin melatonin sistemi depresyon için önemli bir hedef halini almıştır. In vivo çalışmalarla 5 sentetik melatonin alımının antidepresan etkilerinin olduğu, klinik çalışmalarda 3,6 ise depresyon hastalarında melatonin sadece uyku-uyanıklık düzenini kurmada etkili olabileceği rapor edilmiştir. Bu nedenle melatonin benzeri antidepresan ilaçların keşfine ihtiyaç duyulmuş ve çalışmalar bu yönde ağırlık kazanmıştır.

Melatonin ile yapılan çalışmalar melatononin yüksek antioksidan kapasiteye sahip olduğunu, kanser hücre canlılığını azalttığını ve tümör gelişimini gerilettiğini özetlemektedir.

http://tip.fusabil.org/text.php3?id=1234

Nöroendokrinolog Walter Pierpaoli, “The Melatonin Miracle (Melatonin Mucizesi)” adlı kitabından;

“Melatonin, huzur, iç denge ve gençlik hormonudur.”

https://aklinizikesfedin.com/melatonin-uyku-ve-gencligi-destekler/

Melatonin Metabolizması
Melatonin sentezinde öncü madde olan triptofan, pineal bez tarafından plazmadan alınır. Triptofan esansiyel bir aminoasittir ve zorunlu olarak besinlerle dışarıdan alınması gerekmektedir. Pinealositlerde triptofan, triptofan hidroksilaz ile öncelikle 5-hidroksitriptofan’a hidroksillenmektedir. Burada görev alan triptofan hidroksilaz enzimi nörotransmitter olarak bilinen serotonin üretim yolağının ilk enzimidir ve yolağın hız kısıtlayıcı basamağını oluşturmaktadır. Triptofan hidroksilaz enzimi, tetrahidrobiopterin (BH4) veO2’yi kofaktör olarak kullanır. Yine buradaki reaksiyonda B6 vitamini koenzim olarak görev yapmaktadır.[12] Bu reaksiyon pinealositler dışında sinir sistemi ve karaciğerde de oluşur.[13] Oluşan 5-hidroksitriptofan, nörotransmittter olan serotonin ve melatonin sentezi için doğal olarak ortaya çıkan bir ara metabolittir. 5-hidroksitriptofan kan-beyin bariyerini kolayca geçebilir.[14] Aşırı miktardaki triptofanın B6 vitamini ile birlikte verildiğinde metabolize edilerek vücuttan atıldığı düşünülmektedir.[15,16] 5- hidroksitriptofan, L-aminoasid dekarboksilaz enzimi aracılığıyla karboksil grubunu kaybederek 5-hidroksitriptamin’e (serotonin) dönüşür. 5- hidrositriptamin kan-beyin bariyerini geçemez. Serotonin daha sonra N-asetil transferaz (NAT) enzimi aracılığı ile asetillenerek N-asetilserotonin’e dönüşür. N-asetilserotonin ise HIOMT ile melatonine dönüşür (Şekil-1). Gece saatlerinde serotonin miktarının azalması melatonin sentezinin artmasından yani serotoninin melatonine dönüştürülmesinden kaynaklanmaktadır.[8,11,17-21] Hayvan deneylerinde NAT enzimi aktivitesinin ve dolayısıyla melatoninin kan düzeyinin karanlıkta zirve yaptığı gösterilmiştir. Bu periyod, pineal bezde norepinefrinin dönüşümünün ve bezi innerve eden sempatik sinir liflerinden kaynaklanan spontan aktivitenin tepe yaptığı saatlere rastlamaktadır. Işığa maruz kalındığında ise bu sempatik aktivite baskılanırken NAT enzimi aktivitesi ve melatonin kan seviyesi hızla azalmaktadır.[22]

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/115050

6) Oksitosin
Oksitosin “çok amaçlı” bir hormondur. Bu hormonu meydana getiren dokuz amino asitli oligopeptit, toplumdaki sosyal davranışımız üzerinde pozitif bir role sahiptir. Bunlar, cinsellik, arkadaşlık, sevgi, ebeveynlik, emzirme vb. gibi durumları da içerir.
Oksitosin seviyesindeki herhangi bir düşüş depresyon, üzüntü, çaresizlik ve empati eksikliği gibi durumlara yol açabilir.

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/115238

– Merkezi sinir sisteminde nörotransmitter görevini üstlenen bu hormon kan dolaşımının düzenlenmesinde de etkilidir.

– Duygu durumunu dengeler ve farklı duygu durumlarında davranışların düzenlenmesinde de önem taşır.

– Olumlu duyguların yaşanmasına yardımcı olur.

– İltihap önleme özelliği bulunur ve bu özelliği vücuttaki yaraların iyileşme hızını da artırır.

– Kortizol seviyesini düşürerek stresi azaltır.

– Ağrı eşiğini yükseltir.

– Sosyalleşmeyi sağlar, içe kapanık bir ruh haline girmeyi engeller.

– Cinsel uyarılmayı artırır.

– Empati kurmayı kolaylaştırır.

Oksitosin İçeren Besinler Neler?

Genel olarak A, B1, B2, B6 ve D vitamini içeren gıdaların oksitosin hormonu seviyesini artırdığını belirtmek mümkün. Beslenme yolu ile vücudundaki bu hormonu yükseltmek isteyenler bazı yiyecekleri düzenli olarak tüketmeyi tercih edebilir. Bu yiyecekleri ise şu şekilde sıralayabiliriz:

o Yumurta

o Süt ve süt ürünleri

o Tüm yeşil yapraklı sebzeler

o Kuru yemiş çeşitleri

o Zeytin

o Kırmızı biber

o Buğday, pirinç, çavdar ve yulaf

o Avokado, elma, muz, çilek ve nar

https://drtugrulabacioglu.com/oksitosin-hormonu-nedir-nasil-arttirilir/

7) Adrenalin

Adrenalinin davranışlarımız üzerindeki etkisi çok büyüktür. Yaşamsal içgüdümüzü aktif hale getirir, bizi motive eder ve iş ya da sporda daha üretken olmamızı sağlar.

Fazla adrenalin ise anksiyeteye sebep olabilir. Öte yandan, adrenalin eksikliği de depresyon, motivasyon düşüklüğü, isteksizlik, kararsızlık ve bunun gibi duygulara yol açabilir.

8) Endorfin

Endorfin hormonu acı hissini azaltmak için opioid alıcıları ile iletişime geçer. Aşağı yukarı morfin ve kodeine benzer şekilde hareket eder. Ayrıca, endorfinin çok salgılanması da harika bir histir; insanda coşku hissi yaratır. Bu genellikle beynimizin pozitif olarak gördüğü spor, arkadaşlık, yemek ve seks gibi şeyleri yaptığımızda ortaya çıkar.

9)Prolaktin

• Prolaktinin kadınlarda iki görevi vardır;

1. Östrojen (dişi cinsiyet hormonu) ile birlikte gebelikte meme bezlerinde meme kanallarının gelişimini uyarır.

2. Doğumdan sonra meme dokusunda süt üretimini uyarır.

10) Aldesteron

-Na ve tuz metabolizmasını düzenler. -Sodyum retansiyonuna ve potasyum atılmasına eğilimi artırır.

11) Antidiüretik Hormon (ADH) veya Vazopresin

*İdrar üretimini azaltarak vücut sıvı miktarını korur.

• Terleme yolu ile sıvı kaybını azaltır.

• Damar daralması ile kan basıncını artırır.

12) Aldosteron

• Aldosteron sodyum, potasyum kaybı ve geri emilimi aracılığıyla mineral dengesini kontrol eder.

• Mineralokortikoid aktivite;

– Ter, tükrük, idrar ve mide salgısı gibi sıvılarda sodyum geri emilimini dolayısıyla da su geri emilimini artırmaktır.

13)Glukagon

• Glikojenin glikoza çevrilmesini (glikojenoliz) uyararak kan glikozunu yükseltir.

• Yağ dokusundan yağ asidi ve gliserol salınımını uyararak enerji için yağ kullanımını teşvik eder.

• Bu nedenlerle glukagon hiperglisemik bir hormondur.

14)İnsülin

İnsülin glukagonun tersi etkilere sahiptir.

• Dokulara glikoz girişini artırarak kan glikoz düzeylerini düşürür.

• Glikozun glikojene çevrilmesini (glikogenez) uyararak depo edilmesini sağlar.

• Fazla insülin salınımı hipoglisemiye neden olur.

15)Gonadlar: Cinsiyet bezleri

Gonadlar kadında overler erkekte ise testislerdir.

• Gonadlar üreme fonksiyonlarını kontrol eden hormonlar salgılarlar.

• Erkeklerde ana cinsiyet hormonu testesteron, kadınlarda ise östrojen, progesterondur.

Testesteron:

Erkek cinsiyet organlarının gelişimi ve devamlılığı için gereklidir.

• İkincil cinsiyet özelliklerinin gelişimini uyarır;

– Yüzde ve pubik bölgede kıllanma

– Larinkste genişleme

– Sesin kalınlaşması

– Kaslılığın artması

Östrojenler

• Overlerden salgılanırlar.

• Kadınlarda menstruel siklus, meme bezlerinin gelişimi ve ikincil cinsiyet özelliklerinin

düzenlenmesine katkıda bulunur.

Progesteron

• Progesteronda meme bezlerinin gelişimini ve menstruel siklusu düzenler, ayrıca gebelikte

plasenta oluşumuna katkıda bulunur.

16)Sindirim sistemi hormonları;

– Gastrin, sekretin ve kolesistokinin hormonları salgılanır.

• Gastrin mide mukozasından salınır ve midenin asit salgılamasını uyarır.

• Sekretin duedonum mukozasından salınır ve pankreastan bikarbonattan zengin sıvı salgılatarak mideden gelen içeriğin asiditesinin nötralize edilmesini sağlar.

• Kolesistokinin de duedonumdan salgılanır ve safra kesesinin kasılmasını uyarır. Safra kesesi de yağ sindiriminde görev alan safra salgısını yapar.

17)SERETONİN

Serotonin, sinir hücrelerinin ürettiği kimyasal bir maddedir. Sinir hücreleriniz arasında sinyaller gönderir. Serotonin çoğunlukla sindirim sisteminde bulunur , ancak aynı zamanda kan trombositlerinde ve merkezi sinir sisteminde de bulunur. Serotonin, temel amino asit triptofandan yapılır.

Yiyecekler ince bağırsağa girdiğinde salınır ve burada yiyecekleri bağırsaklarınızdan iten kasılmaları uyarır.

Zararlı bakteri veya alerjen ( alerjik reaksiyona neden olan herhangi bir madde) içeren bir şey yediğinizde bağırsağınız fazladan serotonin salgılar .

Ekstra serotonin, bağırsaklarınızdaki kasılmaların genellikle kusma veya ishal yoluyla zararlı yiyeceklerden kurtulmak için daha hızlı hareket etmesini sağlar.

Bağırsağınızdaki düşük serotonin ise kabızlığa neden olabilir.

Bu bilgiye dayanarak, serotonin bazlı ilaçların irritabl bağırsak sendromu gibi çeşitli gastrointestinal rahatsızlıkların tedavisine yardımcı olabileceğini bulmuştur .Kemoterapinin neden olduğu mide bulantısı ve kusmayı tedavi etmek için de kullanılmıştır.

Serotonin, uyanıklık, uyku başlangıcı ve REM uykusunu önlemede rol oynar.

!!!!!!!Karbonhidratlar vücudun daha fazla insülin salmasına neden olur, bu da amino asit emilimini destekler ve kana triptofan geçişini sağlar. Yüksek triptofan içeren yiyecekleri karbonhidratlarla birlikte alırsanız , serotonin artışı elde edebilirsiniz.

Yiyeceklerde bulduğunuz triptofan beyne emilmek için diğer amino asitlerle rekabet etmek zorundadır, bu nedenle serotonin seviyeleriniz istenilen düzeyde beyne geçmeyebilir. Bu yüzden, saflaştırılmış triptofan içeren ve serotonin seviyeleri üzerinde etkisi olan triptofan takviyelerinde durum farklıdır.

https://www.healthline.com/health/healthy-sleep/foods-that-could-boost-your-serotonin#alternatives

18)DOPAMİN

Uzmanlar dopaminin, pankreastan insülin salınımını düzenlemeye yardımcı olduğunu ayrıca, yiyeceklerin sindirim sisteminde hareketini de düzenlediğini belirtmişlerdir.

Ek olarak, dopaminin gastrointestinal sistemin mukozası üzerinde koruyucu bir etkisi vardır. Bu sayede peptik ülserlerin önlenmesine yardımcı olabilir .

Dopamin, norepinefrini inhibe ederek daha uyanık hissetmenize neden olabilir.

http://yunus.hacettepe.edu.tr/~nazank/REK119&SBR181/REK181%20B6%20Endokrin%20sistem.ppt

https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/2903/mod_resource/content/0/11.%20Hafta%20ENDOKR%C4%B0N%20S%C4%B0STEM.pdf

https://neu.edu.tr/wp-content/uploads/2015/11/ENDOKR%C4%B0N-S%C4%B0STEM-F%C4%B0ZYOLOJ%C4%B0S%C4%B0.pdf

https://aklinizikesfedin.com/kortizol-stres-hormonu/

https://aklinizikesfedin.com/ask-ve-mutluluk-hormonu-oksitosin/

http://drmehmetinan.net/download/fizyoloji_ders_notlar%C4%B1/Endokrin%20Sistem%20Fizyolojisi.pdf

http://kisi.deu.edu.tr//asli.memisoglu/Anatomi-fizyoloji/5-Endokrin%20sistem.pdf

· Somatostatin, büyüme hormonu salınımını azaltır. Bunun yanında insülin, glukagon, TSH, FSH, ACTH gibi hormonlar da salınımını baskılamaktadır.

· Egzersiz, stres ve uykunun derin döneminde büyüme hormonu artış gösterir.

(https://tr.wikipedia.org/wiki/B%C3%BCy%C3%BCme_hormonu)

· Melatonin üretmek için vücudunuzun epifiz bezinden serotonine ihtiyacı vardır.

(https://www.healthline.com/health/dopamine-vs-serotonin#takeaway)

Melatonin ve Kortizol

Melatonin ve kortizol düzeyleri ters yönde hareket eder. Adrenal bezde bulunan melatonin reseptörleri fizyolojik dozlarla uyarıldığında adrenokortikotropik hormon (ACTH)-aracılı kortizol oluşumunu baskılar.[81] Kortizol akşam yatma saatlerinde düşüktür, melatonin ise kortizol düştükten birkaç saat sonra pik yapar.[12] Araştırmacılar düşük melatonin ve yüksek kortizol seviyelerinde çeşitli hastalıkların ortaya çıkabileceğini bildirmişlerdir. Bunu belirlemede melatonin-kortizol indeksi immün fonksiyonlar hakkında bilgi verirken, ayrıca depresyon, kalp hastalığı, osteoporoz ve kilo alımı ile ilgili durumların belirlenmesinde bir belirteç olarak kullanılmıştır.[82] Düşük melatonin ve yüksek kortizol düzeylerinde kilo alımında artış olduğu bildirilmiştir.[83] Depresyonlu hastalarda melatonin düzeyi depresyonu olmayan hastalara kıyasla düşüktür, depresyonlu hastalarda akşam saatlerinde (yatma saatleri) kortizol düzeyleri yüksek bulunmuştur. Düşük melatonin-yüksek kortizol oranının kemik kaybında artışa yol açtığı görülmüştür.[12] Melatonin düzeyleri düşük olup gün içinde ve akşam saatlerinde yüksek kortizol meme kanser riskini artırır.[21] Ayrıca endometrium, prostat, akciğer, gastrik ve kolon kanserlerinde melatonin düzeylerin düşük olduğu buna karşılık melatoninin antioksidan etkileriyle de kansere karşı koruyucu olabileceği bildirilmiştir.[38]

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/300683

İLAÇ HORMON ETKİLEŞİMLERİ

Epilepsi ve antiepileptik ilaçlar (AEİ), hormonal ve nöroendokrin sistemi etkilemektedir ve üreme sistemi ile kompleks bir ilişki içersindedirler. Hormonal ve nöroendokrin değişiklikler nöbet eşiğinde değişikliğe (katamenial epilepsi) yol açabilmekte, seksüel ve üreme fonksiyonlarında, kemik sağlığında, tiroid fonksiyonlarında bozulmaya ve obezite gibi komorbid durumlara yol açabilmektedir. Seksüel fonksiyonlarda bozulma yaşam kalitesi üzerine çok ciddi bir yan etkidir ve epilepsili erkeklerde önemli bir sağlık endikatörüdür. Cinsel fonksiyon değişiklikleri genel popülasyon ile karşılaştırıldığında epilepsili erkeklerde çok daha sıklıkla görülmektedir. AEİ’lar seks steroid hormonlarının sentezini, metabolizmasını ve biyoyararlılığını değiştirerek endokrin fonksiyon bozukluklarına neden olurlar. Epilepsili kadınların ortalama %30 kadarı üreme ile ilişkili fonksiyon bozukluklarına sahiptir. Hem epileptik deşarjlar hem de AEİ’lar hipotalamik-pituiter-gonadal aksın santral ve periferik kontrolunun bozulmasına yol açmakta ve bunun sonucu olarak epilepsili hastalarda antiepileptik tedavi başlanılması ve takip edilmesi esnasında bu açıdan önem kazanmaktadır.

https://www.journalagent.com/epilepsi/pdfs/JTES-93898-REVIEW-BORA.pdf

Örnekler:

AMOKSİSİLİNSEFUROKSİMSİPROFLOKSASİNLEVOFLOKSASİNTETRASİKLİNKLORAMFENİKOL AZİTROMİSİN

Progestan ile etkileşimler
DROSPİRENON/ÖSTRADİOL KOMBİNASYONU

 

https://www.tjod.org/wp-content/uploads/2013/05/oral_kontrasepsiyon_kilavuzu.pdf

Eritromisin -Glukokortikoidler

Eritromisin glukokortikoidlerin eliminasyonunu yavaşlatarak kan konsantrasyonunu yükseltebilir

İnsilün

Klorpromazin,İnsulin’in etkinliğini azaltarak hiperglisemi oluşturabilir.

İnsulin

MAO inhibitörü insulinin etkinliğini artırıp aşırı hipoglisemiye neden olabilirler.

İnsulin – Tiroid Hormonu

Triiyodotronin ve levotiroksinin bağlanmasını inhibe ederek hipotroidizme neden olabilir. Ayrıca diyabetlilerde insuline gereksinim artabilir

Kemoterapötikler – Oral Kontraseptifler

Penisilinler, sefaleksin, kloramfenikol, tetras iklinler, eritromisin, klindamisin, baktrim, nitrofuantoin gibi kemoterapötik ilaçlar ara kanamalara ve oral kontraseptif ilaçların etkinliğinde azalmaya neden olabilirler.

Kolestiramin – Tiroit Hormonu

Kolestiramin, tiroid hormonunun absorbsiyonunu azaltarak hipotiroidizme yol açabilir

Kortikosteroidler

Sülfonilüre türevlerinin etkisini arttırır

Kortikosteroidler

Digitaliklerin kalp üzerine olan toksik etkilerini artırırlar.

MAO İnhibitörleri- İnsulin

İnsulin kullanan hastalara MAO inhibitörleri verilmesi hipoglisemi belirtilerini arttırır.

Oral Antidiabetikler – Androjen İlaçlar

Androjen ilaçlar,oral antidiabetiklerin etkisini arttırırlar.

Oral Antikoagulanlar – Oral Kontraseptifler

Oral kontraseptifler, oral antikoagulanların etkinliğini değiştirebilirler

Oral Antikoagulanlar – Kortikosteroit

Kortikosteroidler, dikumarolün etkisini değiştirebilir.

Oral Antikoagulanlar – Tiroit Hormonu

Tiroid hormonu içeren türevler, oral antikoagülanların hipoprotrombinemik etkisini arttırır.

Pargilin – İnsülin

Hipoglisemik etkide artış görülür

Penisilin – Kontraseptifler

Kontraseptif etkinlik azalabilir

Pirazolonlar – Androjen ve Anabolizanlar

Androjenler ve anabolizanlar pirazolonların serum düzeylerini arttırabilirler

Pirazolonlar – Testosteronlar

Oksifenbutazon’un plazma konsantrasyonu testosteron türevleri (metandienon) tarafından arttırılabilir

Salisilatlar – Kortikosteroidler

Hidrokotizon ve salisilatların (aspirin) birlikte kullanılması mide mukozası üzerinde iritan etkinin sumasyonuna neden olurlar

https://www.zeo.org.tr/rehber-44

Tiroit hormonları

levothyroxine ↔ food

• Yemeklerin levotiroksin dozunuza göre zamanlaması, ilacın emilimini etkileyebilir. Bu nedenle, levotiroksin, etkilerini değiştirebilecek kan seviyelerinde büyük dalgalanmalardan kaçınmak için günün saati ve yemeklerle ilişkili olarak tutarlı bir programda alınmalıdır. Buna ek olarak, levotiroksin emilimi, soya fasulyesi unu, pamuk çekirdeği unu, ceviz, diyet lifi, kalsiyum ve kalsiyum katkılı suları gibi gıdalarla azaltılabilir. Mümkünse bu yiyeceklere birkaç saatlik doz verilmeden kaçınılmalıdır. Vitamin ve otlar da dahil olmak üzere kullandığınız diğer tüm ilaçları doktorunuza bildirmeniz önemlidir. Önce doktorunuzla konuşmadan herhangi bir ilacı kullanmayı bırakmayın. Levotiroksin, sürekli enteral beslenme (tüp besleme) sırasında 7 günden fazla verildiğinde, tüp beslemesi, levotiroksin dozundan bir saat önce ve en az bir saat kesintiye uğratılmalıdır. Levotiroksin düzeylerini izlemek için daha sık kan testlerine ihtiyacınız olabilir.

levothyroxine ↔ calcium carbonate

• Kalsiyum içeren ürünlerin aynı anda verilmesi, bazı hastalarda levotiroksin’in oral biyoyararlanımını üçte bir oranında azaltabilir. Levotiroksin’in farmakolojik etkileri azaltılabilir. Etkileşimin tam mekanizması bilinmemekle birlikte, levotiroksinin asidik pH seviyelerinde kalsiyuma nonspesifik adsorpsiyonu gerekebilir ve bu da gastrointestinal sistemden zayıf emilen çözünmeyen bir kompleks ile sonuçlanır.

• Bir çalışmada, levotiroksin ile stabil bir uzun süreli rejim almakta olan hipotiroidizmli 20 hasta, ortalama serbest ve toplam tiroksin (T4) düzeylerinde mütevazı fakat anlamlı düşüşlerin yanı sıra ortalama tirotropin (tiroid uyaran hormonu veya TSH) düzeyinde kalsiyum karbonat (1200 mg / gün elemental kalsiyum) ilave edildikten sonra 3 ay süreyle uygulandı. Dört hastada serum TSH düzeyi normal aralıktan yüksekti. Hem T4 hem de TSH seviyeleri, etkileşim olasılığını daha da destekleyen kalsiyumun kesilmesinden sonra yaklaşık 2 ay sonra başlangıç ​​düzeyine geri döndü. Buna ek olarak, kalsiyum birlikte uygulanması sırasında levotiroksinin etkinliğinin azaldığını gösteren vaka raporları da bulunmaktadır. Bu etkileşimin diğer tiroid hormon preparatlarıyla oluşup oluşmadığı bilinmemektedir.

*****Kalsiyum karbonatı levotiroksin ile birlikte kullanmak levotiroksinin etkilerini azaltabilir. Levotiroksin ve kalsiyum karbonat uygulamasını en az 4 saat ayırmalısınız. Doktorunuz bu ilaçları birlikte veriyorsa, Serum TSH düzeylerinin izlenmesi önerilir. Gastrointestinal veya malabsorbsiyon bozukluğu olan hastalar, bu etkileşimden ötürü klinik veya subklinik hipotiroidizm geliştirme riski daha yüksek olabilir.

ciprofloxacin ↔ levothyroxine

• Sınırlı veriler, aynı anda verilen oral siprofloksasin uygulamasının levotiroksin gastrointestinal absorpsiyonunu etkileyebileceğini göstermektedir. Mekanizma tanımlanmadı.

• Bir olgu sunumunda, levotiroksin tedavisi ile stabilize edilen iki yaşlı hasta oral siprofloksasin tedavisine başlandıktan üç ve dört hafta sonra hipotiroidi geliştirdi. Diğer eş zamanlı ilaçlar değişmedi. Hastalardan birinde, levotiroksin dozunun arttırılmasının hiçbir etkisi olmadı ve tiroit fonksiyon testleri, siprofloksasinin kesilmesinden sonra normalleşti. Diğer hastada tiroid fonksiyon testleri, levotiroksin ve siprofloksasin eşzamanlı uygulanmasından altı saate kadar bir boşluk bırakıldıktan hemen sonra normale döndü.

• Siprofloksasin levotiroksin ile birlikte kullanılması levotiroksinin etkilerini azaltabilir. Veriler kısıtlı olmasına rağmen, etkileşim potansiyelini en aza indirgemek için hastalara siprofloksasin ve levotiroksin kullanımını birkaç saat ayırmalısınız. Levotiroksin kullanırken siprofloksasin kullanmadan önce doktorunuzla konuşun. Bir doz ayarlamanız gerekebilir ve tiroidinizi daha sık kontrol etmeniz gerekebilir.

digitoxin ↔ levothyroxine

• Monitör: Dijital islak glikosidlere duyarlılık veya hassaslık, daha önce hipotiroidi olan hastalarda tiroit hormonlarının eklenmesinden sonra bir ötiroid duruma geldiğinde artabilir.

• Levotiroksin kullanmadan önce, eğer digitoxin kullanıyorsanız doktorunuza bildirin. Her iki ilacın güvenli bir şekilde birlikte alınabilmesi için doz ayarlamaları veya özel testlere ihtiyacınız olabilir. Bu kombinasyon, digitoksin seviyelerinde bir düşüşe neden olabilir. Digitoksin dozajının arttırılması gerekebilir.

• Ötiroid durumuna ulaşırken veya tiroid hormonları eklendiğinde, kesilen veya doz değişikliği yapıldığında hastayı yakından takip ederek etkililiği ve güvenliği izleyin. Digitalis doz artışları gerekebilir.

levothyroxine ↔ estradiol

• Estrojenler, tirotropin supresyonu için tiroksin alan tiroid kanseri hastalarında zararlı olabilen serum tirotropin konsantrasyonunu artırabilir veya replasman tedavisi için hipotiroidi alan tiroksinli hastalarda dozaj gereksinimlerini artırabilir. Östrojenlerin serum tiroid bağlayıcı globulin konsantrasyonunu doza bağımlı bir şekilde arttırdığı bilinmektedir. Sonuç olarak, serum tirotropin konsantrasyonunda artışa yol açan hormonsuz aktivite için serbest veya tiroksin bağlanmamış bir azalma olabilir. Normalde, tiroksin sekresyonu bu etkiyi telafi etmek için artabilir, ancak hipotiroidi olan hastalar uyum mekanizması taşımazlar. Sınırlı kanıt, transdermal östrojen tedavisinin tiroid bağlayıcı globülin konsantrasyonlarını etkileyemediğini göstermektedir; Ancak bunu doğrulamak için daha fazla veri gerekmektedir.

• YÖNETİM: Tiroksin ile tedavi edilen hastalarda östrojen tedavisi başlandıktan, değiştirildiğinde veya kesildikten ve tiroksin dozajı buna göre ayarlandıktan yaklaşık 12 hafta sonra serum tirotropini ölçülmelidir.

• Estradiol almadan önce levotiroksin de kullanıyorsanız doktorunuza bildirin. Her iki ilacın güvenli bir şekilde birlikte alınabilmesi için doz ayarlamaları veya özel testlere ihtiyacınız olabilir. Hâlihazırda estradiol ve levotiroksin kullanıyorsanız, östradiol dozunuz değiştiğinde Halsizlik, soğuk intolerans, kabızlık, açıklanamayan kilo artışı, depresyon, eklem veya kas ağrısı, saç dökülmesi veya saç dökülmesi, kuru cilt, ses kısıklığı ve anormal adet döngüsü gibi hipotiroidinin klinik bulguları ortaya çıkarsa, hastalara doktorlarıyla temasa geçmeleri önerilmelidir .

levothyroxine ↔ testosterone

• Androjenler, tiroid hormon replasman tedavisi alan hastalarda reversible klinik hipertiroidizm indükleyebilir. Önerilen mekanizma, T4 bağlayıcı globulinde androjenin indüklediği azalmadır; serum T4 azalması, artan T3 alım reçinesi ve serbest T4 ve azalmış TSH seviyeleri ile sonuçlanır.

• YÖNETİM: Tiroid hormon dozajında % 25-50 azalma olabileceği gibi, tiroid fonksiyonlarının klinik ve laboratuar izlemi gerekebilir

• Levotiroksin kullanmadan önce, testosteronu da kullanıyorsanız doktorunuza bildirin. Her iki ilacı birlikte almak için bir doz ayarlamasına veya özel testlere ihtiyacınız olabilir. İştah değişiklikleri, kilo değişiklikleri, uyku sorunları (uykusuzluk) ve yorgunluk hissetmeniz durumunda doktorunuzu arayın.

Metformin/glyburide ↔ levothyroxine

• : İnsülin ve diğer antidiyabetik ajanlar, atipik antipsikotikler, kortikosteroidler, diüretikler, östrojen, gonadotropin salıcı hormon agonistleri, insan büyüme hormonu, fenotiyazinler, progestinler, proteaz inhibitörleri, sempatomimetik aminler, tiroid hormonları, asparaginaz, copanlisib, danazol, diazoksit, isoniazid, megestrol, omacetaksin, pegaspargaz, fenitoin, temsirolimus ve ayrıca farmakolojik dozlarda nikotinik asit ve adrenokortikotropik ajanlar. Bu ilaçlar kan şekeri kontrolünü etkileyebilir, çünkü hiperglisemi, glukoz intoleransı, yeni başlayan diyabet ve / veya önceden var olan diyabetin alevlenmesine neden olabilirler.

• YÖNETİM: Diyabetli hastalara glikoz metabolizmasına müdahale edebilen ilaçlar reçete edildiğinde dikkatli olunmalıdır. Bu ilaçların başlamasından veya kesilmesinden sonra glisemik kontrolün klinik olarak izlenmesi önerilir ve birlikte verilen antidiyabetik ajanlar dozajları gerektiği gibi ayarlanır. Kan glukozu sürekli olarak yüksekse veya aşırı susuzluk gibi şiddetli hiperglisemi belirtileri görürse ve idrara çıkma hacminde veya sıklığında artış olması durumunda hastalara doktorlarına bildirmeleri önerilmelidir. Aynı şekilde, bu ilaçlar terapatik rejimlerinden çekildiğinde hastalar hipoglisemi için gözlemlenmelidir.

• Levotiroksin kan şekeri kontrolüne müdahele edebilir ve glyBURIDE ve diğer diyabetik ilaçların etkinliğini azaltabilir. Kan şekeri seviyenizi yakından izleyin. Levotiroksin tedavisi sırasında ve sonrasında diyabetik ilaçların doz ayarlamasına ihtiyaç duyabilirsiniz.

levothyroxine ↔ insulin lispro

• MONİTÖR: İnsülin ve diğer antidiyabetik ajanlar, atipik antipsikotikler, kortikosteroidler, diüretikler, östrojen, gonadotropin salıcı hormon agonistleri, insan büyüme hormonu, fenotiyazinler, progestinler, proteaz inhibitörleri, sempatomimetik aminler, tiroid hormonları, asparaginaz, copanlisib, danazol, diazoksit, isoniazid, megestrol, omacetaksin, pegaspargaz, fenitoin, temsirolimus ve ayrıca farmakolojik dozlarda nikotinik asit ve adrenokortikotropik ajanlar. Bu ilaçlar kan şekeri kontrolünü etkileyebilir, çünkü hiperglisemi, glukoz intoleransı, yeni başlayan diyabet ve / veya önceden var olan diyabetin alevlenmesine neden olabilirler.

• YÖNETİM: Diyabetli hastalara glikoz metabolizmasına müdahale edebilen ilaçlar reçete edildiğinde dikkatli olunmalıdır. Bu ilaçların başlamasından veya kesilmesinden sonra glisemik kontrolün klinik olarak izlenmesi önerilir ve birlikte verilen antidiyabetik ajanlar dozajları gerektiği gibi ayarlanır. Kan glukozu sürekli olarak yüksekse veya aşırı susuzluk gibi şiddetli hiperglisemi belirtileri görürse ve idrara çıkma hacminde veya sıklığında artış olması durumunda hastalara doktorlarına bildirmeleri önerilmelidir. Aynı şekilde, bu ilaçlar terapatik rejimlerinden çekildiğinde hastalar hipoglisemi için gözlemlenmelidir.

• Levotiroksin kan şekeri kontrolüne müdahele edebilir ve insülin lispro ve diğer diyabetik ilaçların etkinliğini azaltabilir. Kan şekeri seviyenizi yakından izleyin. Levotiroksin tedavisi sırasında ve sonrasında diyabetik ilaçların doz ayarlamasına ihtiyaç duyabilirsiniz.

levothyroxine ↔ pseudoephedrine

• Koroner arter hastalığı olan hastalarda, sempatomimetik ilaçlarla tiroit hormonlarının, özellikle de büyük dozların birlikte kullanılması, sempatomimetik etkileri güçlendirir ve kalp yetmezliği riskini artırabilir.

• Psödoefedrin ile birlikte levotiroksin kullanmadan önce doktorunuzla konuşun. Bu ilaçların kombine edilmesi, yüksek tansiyon, çarpıntı, göğüs ağrısı ve düzensiz kalp atımı gibi kardiyovasküler yan etkilerin riskini artırabilir. Daha önce kalp hastalığınız varsa, durumunuz kötüleşebilir. Artan sempatomimetik etkileri ve kardiyak fonksiyonu izlemek önerilebilir.

• YÖNETİM: Her iki ilacın güvenli bir şekilde kullanılabilmesi için doz ayarlamanıza veya doktorunuz tarafından daha sık izlemeye ihtiyaç duyabilirsiniz.

https://acikders.ankara.edu.tr/mod/resource/view.php?id=34129

hormon besin etkileşimleri

Kortikosteroidler+Metilprednisolon

Greyfurt suyu Plazma metil prednizolon konsantrasyonunu arttırır.

Triptofan aminoasidi vücutta melatonin ve seratonin sentezi için kullanılır. Bu yüzden vücutta yeteri kadar triptofan olmadığı zaman da melatonin salgısı düşebilmektedir.

Triptofan içeren yiyecekler :

Et, balık, peynir, muz, çilek, elma, portakal, böğürtlen, fıstık, ceviz, antep fıstığı, badem, kestane, patlıcan, ıspanak, brokoli, bezelye, yosun, lahana, soğan, domates, mantar, karnabahar, patates ve salatalık, kuru fasulye, barbunya fasulyesi, nohut, kabak, çemen, susam, keten tohumu ve ayçiçeği tohumlarında bulunur.

Bunların dışında; Kızılcık, deve dikeni, rezene, anason, çemen, hardal ve sarı kantaron gibi gıdalarla, çinko ve magnezyum içeren besinler de melatonin hormonu salgısını arttırırlar. Özellikle kızılcık suyunun bu konuda oldukça etkili olduğu söylenmektedir.

Seretonin artışına neden olup serotonin sendromuna neden olabilecek ilaçlar:

(https://www.healthline.com/health/serotonin-syndrome#symptoms)

https://www.slideshare.net/Shaitandora/ila-besin-etkileimi

https://hastaneler.cumhuriyet.edu.tr/webdosya/69_g__venl______la___uygulama_rehber__.pdf

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/378423

Hormonları dengede tutan 4 besin kaynağı

Beslenme şeklinizin hormonlarınıza etki ettiğini biliyor muydunuz? İşte hormonlarınızı kontrol altında tutmanızı sağlayacak 4 besin kaynağı.

İyi karbonhidratlar

Hormonlar dengede kalmak için karbonhidratlara ihtiyaç duyarlar. Uzmanlar, işlenmemiş veya az işlenmiş tahılların, sebzelerin ve meyvelerin “iyi” karbonhidratlar arasında olduğunu ve kontrollü bir miktarda tüketildiği takdirde hormon dengesine olumlu fayda sağlayacağını söylüyor.

(Brokoli, havuç, muz, fasulye, yulaf, kinoa, ceviz, badem, fındık)

Yapraklı yeşil sebzeler ve kök sebzeler

İşlevsel beslenme uzmanı, yazar ve Flo Living Hormon Center’in kurucusu Alisa Vitti brokoli, kara lahana, ıspanak gibi yapraklı yeşil sebzelerin ve B,C vitaminleri ile beta karoten ve mineraller açısından oldukça zengin olan kök sebzelerin tüketimini artırın.” diyor. Üstelik yüksek oranda antioksidan içeriğe sahip olan havuç, kereviz, soğan, pancar, zencefil ve turp gibi kök sebzelerin potasyum, fosfor, magnezyum ve demir değerlerinin de yüksek olduğu biliniyor.

Probiyotikler ve prebiyotikler

Dengesiz hormonlar bağırsak bariyerini ve mikrobiyomu etkileyebiliyor ve kontrol edilmezse iltihaplanma sorunlarına neden olabiliyor. Yoğurt ve lahana turşusu gibi fermente olmuş, probiyotiklerle dolu gıdalar ile muz, kuşkonmaz, shiitake mantarı gibi prebiyotikli gıdaları tüketmek bağırsakları, dolayısıyla hormonları denge altına tutmayı sağlıyor.

Sağlıklı yağlar

İşlenmemiş hindistan cevizi yağı ve zeytin yağı ile tatlı patates ve avokado gibi sağlıklı yağ kaynakları, kadınların adet döngüsünde önemli rol oynayan steroid hormonu “östrojenin” düzenlenmesini sağlıyor.

https://www.lofficiel.com.tr/be-well/hormonlari-dengede-tutan-4-besin-kaynagi

Hormon supplementleri

Önemli bilimsel gelişmeleri yansıtmak üzere tamamen yeniden formüle edilmiş olan bu ürün, östrojen metabolizması ve denge üzerindeki etkiler yoluyla menopoz semptomlarını hafifletme yetenekleriyle bilinen bitki özleri içerir. ¤ Chasteberry özütü ( Vitex agnus castus ) hormon dengeleyici etkiye sahiptir. Luteinize edici hormonun salgılanmasını uyararak folikül uyarıcı hormonun (FSH) salınmasını engeller ve östrojen ile progesteron arasındaki oranı dengeleyerek progesteron düzeylerinin artmasına yardımcı olur. Sıcak basmaları gidermede çok etkilidir. ¤ Estro G100 ™Kore otlarının doğal özlerinin tescilli bir karışımıdır: angelica, Phlomus (sok-dan) (yatıştırıcı faydaları ile bilinir) ve Sinanchum (keon-jo-rong), sinir sistemini desteklemek ve dinlendirici uykuyu teşvik etmek için geleneksel bir bileşen. Yakın zamanda yapılan bir klinik çalışma, Estro G100 ™ ‘ün menopoz semptomları üzerindeki etkilerini, bir kadının hayatındaki bu aşamayla ilişkili tüm semptomları değerlendiren Kupperman indeksini (KMI) kullanarak ölçtü. Oldukça önemli,% 50’lik bir iyileşme bildirildi. ¤ Lifenol ™önemli ölçüde fito-östrojenik potansiyele sahip dişi şerbetçiotu kozalaklarından elde edilen yeni bir şerbetçiotu özütüdür. Etkileri, prenilflavonoidlerdeki yüksek, standartlaştırılmış içerikle ilgilidir. Kupperman indeksini kullanan iki klinik çalışma, 6 ila 8 haftalık takviyeden sonra menopoz semptomlarına karşı oldukça etkili olduğunu göstermiştir. ¤ HMR Lignan ™ , 7-hidroksimatairesinol içinde standardize edilmiş bir Norveç ladin özütüdür. İklimsel dönem boyunca akıdaki östrojen seviyelerini taklit eden bir enterolakton öncüsüdür. Ayrıca meme kanseri ve osteoporozu önlemeye yardımcı olduğu da gösterilmiştir. ¤ Vitamin D3 , özellikle menopozdan etkilenen kemik metabolizmasının korunmasında anahtar rol oynar.

Tribulus terrestris özü

Her iki cinsiyet için de cinsel uyarıcı olarak bilinir. Özellikleri, ana aktif bileşeni olan protodioscin’e atfedilir. Geleneksel Çin tıbbında ve Ayurveda tıbbında binlerce yıldır kısırlık, erektil disfonksiyon ve libido kaybını tedavi etmek için kullanılmaktadır. Hayvan çalışmaları, testosteron seviyelerini önemli ölçüde artırdığını göstermektedir. Bunlar ve insan çalışmaları, özellikle nitrik oksit salınımını artırarak ereksiyonu artırdığını gösteriyor.

Mucuna pruriens özü

L-dopa’da standardize edilmiş, Tribulus’un libido üzerindeki etkisini, dopamin, ‘zevk’ ve ‘ödül’ nörotransmiteri düzeylerini artırarak artırır. Ayurveda tıbbında, sperm sayısını artırdığı için erkek kısırlığı için, zihinsel uyanıklığı, motor koordinasyonu iyileştirmek ve ilgisizlik ve depresyon durumlarını tedavi etmek için de önerilir.

Mucuna pruriens ve Tribulus terrestris’in birlikte alınması beyne ulaşan L-dopa miktarını artırır. Tribulus, dopamin parçalayan bir enzim olan hafif bir monamin oksidaz inhibitörü içerir. Mucuna pruriens’in etkilerini artırmanın bu doğal yolu, Ayurveda tıbbında bin yıldan fazla bir süredir kullanılmaktadır.

Çemen otu tohumu özü

Serbest testosteron seviyelerini artırabilen ve böylece kas kütlesini ve hacmini artırabilen steroid saponinler sağlar.

Rhodiola rosea özü

Hücresel bir enerji uyarıcısıdır (daha yüksek ATP seviyelerini teşvik eder). Stresle ilişkili çeşitli metabolitlerin, özellikle zihinsel yorgunluğu ve cinsel işlev bozukluğunu artıran CRF (Corticotropin Serbest Bırakma Faktörü) konsantrasyonlarını azaltarak cinsel asteni ile mücadeleye yardımcı olur. Rhodiola, erektil disfonksiyon veya erken boşalma yaşayan erkeklerde cinsel işlevi iyileştirir. Sibirya’da hem cinsel sorunları olanlara hem de sadece performanslarını iyileştirmek isteyenlere tavsiye edilir.

Eurycoma longifolia özü

Tongkat ali’nin, bağlayıcı proteini SHBG’yi (Sex Hormone Binding Globulin) azaltırken serbest testosteron düzeylerini neredeyse iki katına çıkardığı ve böylece daha fazla serbest testosteronun kanda daha uzun süre kalmasını sağladığı gösterilmiştir. Öte yandan, gliko-saponinleri ve euripeptidleri, potansiyel ortakların karşı konulmaz ve içgüdüsel olarak çekildiği seks hormonu “habercileri” olan feromonların üretimi üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir.

Isırgan otu kökü ekstresi

Avrupa’da prostat ve idrar fonksiyonunu eski haline getirmek için yaygın olarak kullanılmaktadır. Alman Komisyonu E ve Fitoterapi Bilimsel Kooperatifi (Escop) tarafından tavsiye edilmektedir. Araştırmalar, geçen yıllar içinde dengesizleşebilen hormonları düzenleyerek sağlıklı prostat fonksiyonunu desteklediğini gösteriyor. Natural TestoFormula’da kullanılan ısırgan otu özü, SHBG’ye doğrudan bağlanan ve onu etkisiz hale getiren doğal bir lignan olan% 95 3,4-divanililtetrahidrofuran ile standardize edilmiştir, böylece serbest testosteronda bir artış sağlar. Bu yüksek düzeyde standartlaştırılmış özütün potansiyel faydaları, artan kas kütlesi ve gelişmiş güçtür. Ayrıca prostat büyümesi durumlarında olumlu etkiye sahiptir.

Natalensis bulbin özü

Anabolik ve androjenik aktiviteye sahiptir. Bir testosteron güçlendirici görevi görür ve 2009’dan beri Güney Afrika’da incelenmektedir. 25 ila 50 mg / kg vücut ağırlığı dozlarında, erektil disfonksiyon, azalmış libido ve erken doğmada Sildenafil (Viagra) kadar etkili olduğu gösterilmiştir. boşalma. Başka bir çalışma, cinsel dürtüyü artırmada bir faktör olan testis enzim aktivitesini arttırdığını gösterdi.

Maca kökü ekstresi

Peru And Dağları’nda yaygın olarak bulunan bir bitki, gücü artıran faydaları ile tanınır. Libidoyu iyileştiren, fiziksel yorgunluğu azaltan ve iyileşmeyi artıran enerji verici ve çok yönlü bir hormon uyarıcısıdır ve CNS Neuroscience and Therapeutics dergisindeki çift kör bir çalışmaya göre, kısırlık için bir çare.

Büyüme hormonu üretiminin doğal, sinerjik uyarıcısı
  • Büyüme hormonlarının salgılanmasını teşvik eder.

  • Üreme fonksiyonunu iyileştirir (spermatogenez, sperm hareketliliği).

  • Sağlıklı büyüme ve gelişmeye katkıda bulunur.

https://www.super-nutrition.com/en–nutritional-supplements–natural-growth-hormone-formula–H530

https://www.super-nutrition.com/en–hormone-health–11

Melatonin 3 mg Zamanlanmış Salım

60 vejetaryen kapsül

Kaliteli uykuyu yeniden sağlamak için uzun süreli salınan melatonin takviyesi

  • Kesintisiz, onarıcı uykunun yenilenmesine yardımcı olur.

  • Uykuya dalma süresini kısaltır.

  • Canlılığı artırır ve ruh sağlığını iyileştirir.

https://www.super-nutrition.com/en–hormonal-supplementation–melatonin-3-mg-timed-release–H017

Melatonin 2,5 mg

120 dil altı tablet

Ultra hızlı etkili melatonin takviyesi (dil altı tabletleri)

  • Uyuşukluğu teşvik etmek için mükemmel.

  • Jet gecikmesine, sirkadiyen ritim problemlerine ve mevsimsel afektif bozukluğa (SAD) karşı etkilidir.

  • Gün içinde kilit noktalarda kullanılır.

https://www.super-nutrition.com/en–hormonal-supplementation–melatonin-2-5-mg–H007

Pregnenolon 50 mg

60 vejetaryen kapsül

Pregnenolon besin takviyesi (60 tablet)

  • Kısa süreli hafızayı önemli ölçüde artırır.

  • Bilişsel gerilemeyle mücadeleye yardımcı olur.

  • Yaşla ilgili hafıza problemleri için potansiyel tedavi.

  • Anti-enflamatuar etkiler

Pregnenolone’u aldığınızda, organizmanız bunun bir kısmını DHEA’ya dönüştürür ve bu daha sonra cinsel hormonlar Testosteron ve Östrojen yapmak için kullanılır. Pregnenolonun başka bir kısmı daha fazla Progesteron, Kortizol ve Aldosteron yapmak için kullanılır.

Proceedings of the National Academy of Science, 1992; 89: 1567 – 1571) St. Louis’deki (Missouri) merkez şu sonuca varmıştır: “Pregnenolon, hafıza geliştirme için şimdiye kadar test edilmiş en güçlü maddedir.”

Genellikle 7-Keto olarak bilinen 7-Keto DHEA (3-asetil-7-okso dehidroepiandrosteron veya 7-okso DHEA), bağışıklık fonksiyonunu güvenli bir şekilde uyarabilen ve vücut yağ kütlesini azaltabilen doğal bir DHEA metabolitidir . DHEA’nın aksine, 7-Keto östrojene veya progesterona dönüştürülmez.

7-Keto takviyesi nedir?

Yapısal olarak, 7-Keto, doğal bir enzimatik dönüşüm süreci yoluyla türetildiği DHEA ile neredeyse aynıdır. 7-Keto seviyeleri zamanla DHEA ile aynı kalıbı izliyor gibi görünmektedir: kan konsantrasyonları 50 yaşına kadar neredeyse yarı yarıya azalmıştır. Bu azalma, yağ kütlesi ve toplam vücut ağırlığındaki artışlarla ve ilerleyen yaş.

7-Keto, DHEA’dan önemli ölçüde daha etkilidir. Aynı dozda neredeyse 2,5 kat daha güçlüdür ve yan etkisi yoktur. Aslında, 7-Keto, DHEA’ya atfedilen faydaların çoğundan aslında sorumlu olabilir. Hafızayı geliştirmenin yanı sıra termojenez indükleme, artırma veya düzenlemede daha etkilidir . DHEA’nın tüm avantajlarına ve dezavantajlarının hiçbirine sahip değildir ve ayrıca daha güvenlidir, bu nedenle DHEA’ya gerçek bir alternatif oluşturur.

Güçlü bir metabolik uyarıcı olan T3 tiroid aktivitesi önemli ölçüde artmıştır.

https://www.super-nutrition.com/en–hormonal-supplementation–7-keto-25-mg-150–H012

Yorumlar

2 yorum

Youtube

[youtube-feed channel=UCE_aLMv273svaKcW_UINhZA subscribetext="Abone Ol" layout="list" num=3]

Eczacı Farkıyla

Eczacı Farkıyla vitamin ve mineraller, ilaçlar, besin destekleri, kozmetik ürünlerle ilgili tüm bilgiler; ve topluma koruyucu halk sağlığı için bilgilendirme ve destek amacıyla sizlerleyiz…