Otoimmün Beslenmesi

Otoimmün Beslenmesi

Otoimmün diyet, enflamasyonu ve otoimmün hastalıkları azaltmanın güçlü bir yoludur. Vücut iltihaplandığında bağışıklık sistemimiz zayıflar. Bu durum, otoimmün hastalıkların gelişmesine yol açabilir. Döngü devam ederken, otoimmün hastalıklar vücutta daha fazla iltihaplanmaya neden olur.

Otoimmün bir hastalığı önlemek veya iyileştirmek için vücudunuzdaki iltihabı azaltmak çok önemlidir. Vücudunuza bu konuda yardımcı olmak, iltihabı azaltmak ve otoimmün hastalıkları önlemek veya iyileştirmek için doğru beslenmek, en kritik faktörlerden biridir.

Her gün tükettiğiniz besinler vücudunuzu iyileştirme veya vücudunuza zarar verme ve alevlendirme gücüne sahiptir. Enflamasyonu azaltmak ve otoimmün hastalığı iyileştirmek için, bir bağışıklık sistemi yanıtı tetikleyebilen pro-inflamatuar yiyecekleri ortadan kaldırmalısınız.

Otoimmün hastalıklar organlarımızı bu şekilde etkiler:

Otoimmün Hastalık Nedir?

Bağışıklık sisteminiz vücudunuzun savunma mekanizmasıdır. Sizi hastalıklardan ve diğer zararlı olarak gördüğü yabancı istilacılardan korumak için yaratılmıştır. Düzgün çalıştığı zaman, bağışıklık sistemi virüsler, bakteriler ve parazitler gibi tehditleri tanımlar ve yok eder.

Otoimmün hastalık, vücudun bağışıklık sistemi kendi hücrelerini ve dokularını düşman antijen olarak algıladığında ortaya çıkar. Bağışıklık sistemi yanlışlıkla sağlıklı hücreleri ve dokuları yabancı istilacılar olarak tanımlar ve onları yok etmek için bir saldırı düzenler. Bu, beyin, kaslar, cilt ve diğer organlar dahil vücudun hemen hemen her yerinde olabilir.

Otoimmün hastalıklar genellikle kroniktir ve yaşamı tehdit edebilir. Yaklaşık 140 otoimmün hastalık veya otoimmün temelli hastalık vardır. Milyonlarca insan bu otoimmün hastalıklardan bir veya daha fazlasından muzdariptir Otoimmün hastalığı olan kişilerin yaklaşık% 80’i kadındır.

Otoimmün Hastalığı Belirtileri

Otoimmün semptomları birkaç veya tüm vücut organlarını etkileyebilir. Durum akut hale gelinceye kadar, semptomlar sıklıkla görülür, fakat bir hastalığa spesifik değillerdir ve çeşitlidir. Bağışıklık sisteminizin düzgün çalışmadığını gösteren belirtiler şunları içerir:

· Yorgunluk

· Eklem ağrısı ve sertliği

· Tekrarlayan ateş

· Deri döküntüsü

· Karın ağrısı veya rahatsızlık (bazen irritabl bağırsak sendromu (İBS) veya İBS ile ilişkili)

· Anemi veya bilinen herhangi bir vitamin veya mineral eksikliği

· Ruh hali değişiklikleri

Otoimmün hastalıkları vücudumuzu nasıl etkiler?

Beyin: Enflamasyon öncülü Stokinler beyinde otoimmün reaksiyona sebep verir. Bu da depresyon, Otizm, Hafıza kaybı, Alzheimer, ve MS hastalığına yol açar.

Kalp-damar sistemi: Enflamasyon kalp dam r sisteminde kalp hastalığı, felç, yüksek kan şekeri (diyabet) ve anemi gibi hastalıklara yol açar.

Kaslar: Enflamasyon sonucu stokinler kas ağrısı ve kas kaybına yol açar. Ayrıca karpal tünel (el bileklerinde sinir sıkışması) ve çoklu kas ağrılı romatizmaya yol açar.

Kemikler: Vücudun kemik yapım işlemine müdahale eder. Bunun sonucu kemik kırılmaları ve osteoporoza yol açar.

Deri: Enflamasyon karaciğer ve böbrekleri etkilediği için ciltteki hastalıklara yol açar: roza, egzama, dermatit, akne, psorias ve cilt kırışıklıkları.

Tiroit bezi: Enflamasyon sonucu Otoimmün hastalığı Tiroit bezinin reseptörlerin miktarı azaltabilir ve hormon işlevini bozabilir.

Akciğer: Enflamasyon Solunum yollarının dokularını bozan reaksiyonları tetikler. Bunun sonucunda alerji veya astım gibi hastalıklara yol açabilir.

Sindirim sistemi: Kronik enflamasyon bağırsak dokulara zarar verip reflü, Chronn hastalığı ve Çölyak hastalığını tetikler.

Böbrekler: Böbreklerdeki kan akışını kısıtlar. Sonuç olarak ödem, hipertansiyon, nefrit ve böbrek yetmezliği gibi komplikasyonlara yol açar.

Karaciğer: Enflamasyon karaciğer büyümesini veya yağlanmasını tetikler. Vücudumuzdaki toksin yükü artar.

Otoimmün Hastalıkların Nedenleri

Otoimmün hastalığının spesifik nedeni net olmasa da, araştırmalar, Otoimmün hastalıklara genetik bir yatkınlık ve durumu ortaya çıkaran farklı çevresel tetikleyiciler olabileceğini düşündürmektedir.

Otoimmün hastalıkların yaklaşık% 75’inin çevresel faktörlerden kaynaklandığı tahmin edilmektedir. Otoimmün hastalığa neden olan en önemli 7 faktör şunlardır:

1. Glüten Tüketimi

2. Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO)

3. Bağırsak Disfonksiyonu (Bağırsak disbiyozu: florası bozukluğu)

4. Nörolojik Stres

5. Toksinler

6. Kronik Stres ve Adrenal Yorgunluk

7. Enfeksiyonlar

Gıda Hassasiyetleri ve Otoimmün Hastalıkları

Bağırsak, otoimmün hastalıklarda kritik öneme sahiptir çünkü bağırsak bakterileri, bağışıklık sisteminizi büyük ölçüde düzenler. Aslında, bağışıklık sisteminizin% 70’i bağırsağınızda bulunur. Yukarıdaki faktörlerin otoimmün hastalığa yol açmasının ana yollarından biri bağırsak bozukluğu: antibiyotik kullanması, bağırsak florasının bozulması ve faydalı bakterilerin yok edilmesidir.

Bağırsak dokusu hasar gördüğünde gözenekli hale gelebilir. Tükettiğiniz yiyecekler ve diğer şeyler bağırsak dokudaki gözeneklerden geçer ve kana ve kan dolaşımı ile hücrelere girer. Bağışıklık sisteminiz bu yiyeceklere maruz kalır ve yiyecekleri tehdit olarak algılayıp tepki vererek bağışıklık tepkisini artırır. Bu nedenle, otoimmün hastalığı olan kişilerin gıda hassasiyetine sahip olma olasılığı daha yüksektir.

Yakın zamanda yapılan bir çalışma, otoimmün hastalıkları olan insanlar için gıda duyarlılığı profillerinde açık bir fark buldu. Spesifik gıda antikorları IgG seviyeleri, otoimmün rahatsızlıkları olan hastalarda önemli ölçüde daha yüksekti, bu da gıdalara karşı daha büyük bir bağışıklık reaksiyonu gösterdikleri anlamına geliyor. Otoimmün hastalığı önlemek ve iyileştirmek için bağışıklık tepkisine neden olabilecek yiyecekleri beslenme sisteminden çıkarmak önemlidir.

Yiyecek hassasiyetlerini belirlemek zor olabilir çünkü semptomlar genellikle rahatsız edici gıdanın tüketilmesinden sonra 72 saate kadar gecikir. Gıda hassasiyeti semptomlar: migren, yorgunluk, eklem ağrısı ve cilt sorunları gibi sindirim sorunlarından fazlasını içerir. Gıda hassasiyetini test etmek, otoimmün hastalıkları olan kişiler için iyi bir seçenektir.

Anti-enflamatuar Diyet ve Otoimmün Hastalıklar

Otoimmün hastalıklara en büyük sebebi, enflamasyondur. Enflamasyonun önde gelen nedenlerinden biri, yetersiz ve düzensiz beslenmedir.

İleri glikasyon son ürünleri (AGEs – protein veya yağ kan dolaşımında şekerle birleştiğinde oluşan zararlı bileşiklerdir) veya glikotoksinler içeren ürünler son derece zararlıdır. Bu bileşikler iltihaplanma ve oksidatif strese neden olarak vücuttaki dokuya zarar verir.

Otoimmün hastalığı olan herkesin anti-enflamatuar diyet uygulaması çok önemlidir. Bir otoimmün diyet, iltihaplanmaya neden olan yiyecekleri ortadan kaldırır ve vücuttaki iltihabı azaltan yiyecekleri içerir.

Enflamasyonu Azaltmak için En İyi 12 Otoimmün Diyet Besini:

Otoimmün diyeti, bir bağışıklık reaksiyonunu tetikleme olasılığı en düşük olan yiyeceklerden oluşmaktadır. Antioksidanlar, vitaminler ve mikrobesinler eksiklikleri vücudun iltihabı ile savaşma yeteneğini azaltabilir.

Mikrobesinler açısından zengin yiyecekler tüketmek iltihabı azaltmaya, bağışıklık sisteminizi desteklemeye ve otoimmün hastalıkları iyileştirmeye yardımcı olabilir. Bu yiyeceklerin organik olması da önemlidir, çünkü tarım ilaçları otoimmün hastalıklarla ilişkilendirilmiştir.

Yağlı balık

Doğada yakalanan yağlı balıklar, otoimmün diyetin harika bir bileşenidir ve kronik enflamasyonu rahatsızlığı olan herkese fayda sağlamaktadır. Enflamasyonu azaltmaya yardımcı olduğu gösterilen omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA içerirler.

Vücudunuz EPA ve DHA’yı, antienflamatuarlar olarak işlev gören resolvins (çözücüler) ve protectins (koruyucular) adı verilen bileşiklere metabolize eder. DHA’nın sadece sitokin üretimini azalttığı ve enflamasyonu azalttığı değil, aynı zamanda enflamasyonun çözülmesini aktif olarak teşvik ettiği bulunmuştur.

En iyi omega-3 kaynakları olan yağlı balıklar şunlardır:

· Somon

· Sardalya

· Ringa

· Orkinos

· Hamsi

Enflamasyonu azaltmak için bir diğer önemli husus: diyetinizdeki omega-3 yağ asitlerinin omega-6 yağ asitlerine oranıdır. Omega-3 yağ asitleri iltihabı azaltırken, çoğu omega-6 yağ asidi vücuttaki iltihabı artırır. Mısır ve soya fasulyesinde yüksek miktarda oksitlenmiş omega-6 yağ asitlerini bulunur. Omega-3’e göre Omega-6 daha yüksek oranlara sahip bir beslenme sistemi uygulamak, zamanla enflamasyonu artırabilir. Bunun yerine, 4: 1 oranda Omega-3 lehine destek ürünleri optimum faydayı sağlar.

Zeytin ve Sızma Zeytinyağı

Zeytin ve sızma zeytinyağı tüketmek iltihabı azaltmak için harikadır. Zeytin ve zeytinyağı, antioksidanlar, makro besinler ve tekli doymamış yağ asitleri gibi iltihap önleyici bileşikler içerir. Zeytin lifi, E vitamini, vitamin, bakır ve kalsiyum. Zeytin ve zeytinyağı, iyi formüle edilmiş bir otoimmün diyetin temel bileşenleri olmalıdır.

Zeytinyağı biyolojik olarak aktif fenolik bileşikler (polifenoller) içerir. Fenolik bileşikler, plazma lipoproteinleri, oksidatif hasar, enflamatuar belirteçler, trombosit ve hücresel fonksiyon ve antimikrobiyal aktivite üzerinde olumlu etkilere sahiptir.

Çalışmalar ayrıca zeytinyağının adiponektin seviyelerini artırabileceğini göstermektedir. Adiponektinglikoz seviyelerinin yanı sıra yağ asidi parçalanmasının düzenlenmesinde rol alan bir protein hormonudur. Düşük adiponektin seviyeleri iltihaplanma ile ilişkilidir.

Sızma zeytinyağı, zeytinyağının en sağlıklı halidir ve en zengin tada sahiptir. Herhangi bir ısı veya kimyasal kullanılmadan yapılır ve düşük yanma noktasına sahiptir. Düşük yanma noktası nedeniyle, sızma zeytinyağı en iyi pişmiş veya çiğ yiyeceklerin üzerine serpilerek veya salata sosu olarak kullanılır.
Zerdeçal
Enflamasyonla mücadelede zerdeçal güçlü bir silahtır. Zerdeçal, şifalı özellikleri nedeniyle yüzyıllardır kullanılan bir baharat ve şifalı bitkidir. Zerdeçalın aktif bileşeni curcumin – zerdeçalın sarı renginden sorumlu bir polifenoldür.
Curcumin, anti-enflamatuar, antioksidan, anti-kanserojen, anti-trombotik ve kardiyovasküler koruyucu faydalara sahiptir. Vücudun zararlı serbest radikallerle savaşan doğal antioksidan kapasitesini artırdığı bile gösterilmiştir.
Antiinflamatuar olarak gücünü korumak için yemeklere pişirildikten sonra zerdeçal tozu eklenmelidir. Yararlı bileşiklerin daha iyi emilmesini sağlamak için bir tutam karabiber ekleyin ve sağlıklı yağlarla yiyin. Ayrıca zerdeçal takviyesi de yapabilirsiniz.
Orman Meyveleri
Yaban mersini, böğürtlen, ahududu, çilek ve kızılcık gibi meyveler güçlü mikrobesinlerle doludur. Orman Meyveler vitaminler, mineraller ve polifenol içerir. Orman Meyvelerdeki en dikkate değer polifenoller, meyvelere kendine özgü renklerini veren antosiyaninlerdir. Antosiyaninler, antioksidan, anti-kanserojen ve anti-enflamatuar biyolojik aktivite göstermiştir.
Antosiyaninlere ek olarak, meyveler ellajik asit ve flavonoidler: kateşin, kersetin ve kaempferol dahil olmak üzere bol miktarda fitokimyasal içerir. Bu bileşikler, antioksidan, anti-kanserojen ve anti-enflamatuar aktiviteye sahiptir.
Enflamasyonu azaltmak için mükemmel olan bir başka meyve de kirazdır. Kiraz, her ikisi de: antioksidan ve antienflamatuar özelliklere sahip olan zengin bir polifenol ve C vitamini kaynağıdır. Güncel araştırmalar, tatlı veya ekşi kiraz tüketmenin oksidatif stresi ve iltihabı önleyebileceğini veya azaltabileceğini göstermektedir.
Avokado
Avokado, besleyici ve fitokimyasal olarak yoğun besindir. Avokadodaki sayısız faydalı bileşik, onları vücuttaki iltihaplanma ile savaşmak için inanılmaz kılar.
Avokado, beta-sitosterol, glutatyon ve lutein dahil antioksidan fitokimyasallarla doludur. Genellikle “ana antioksidan” olarak anılan glutatyon, sağlık için çok önemlidir. Glutatyon ve beta-sitosterol, vücudu serbest radikal hasarından korumaya yardımcı olur.
Avokadodaki antioksidanlar arasında B, C, E ve K vitaminleri bulunur. Bu vitaminler, serbest radikalleri etkisiz hale getirmeye ve hücresel inflamasyonu azaltmaya yardımcı olur. Avokado, antioksidan özelliklere sahip olan karotenoidler, lutein ve zeaksantin da içerir.
Avokado, sodyum ve magnezyum gibi diğer önemli eser minerallerle birlikte mükemmel bir potasyum kaynağıdır . Bu mineraller iltihabı azaltmaya yardımcı oluyorlar. Avokado, metabolizma için gerekli olan temel bir besin olan kolin açısından da zengindir.
Avokado, lif bakımından zengindir, karbonhidrat bakımından düşüktür ve sağlıklı tekli doymamış yağ asitleri (MUFA’lar) ve sağlıklı kolesterollerle yüklüdür. Çalışmalar, diyet MUFA’larının metabolik sendrom ve kardiyovasküler hastalık risk faktörlerine karşı koruyucu olduğunu göstermiştir. Yağlar ayrıca vücudun avokadodaki besinlerinin emilmesini sağlar.

Yapraklı Yeşillikler

Koyu yapraklı yeşil sebzeler bir çok vitamin, mineral (temel mineraller dahil) ve lif içerir. En besleyici yapraklı yeşilliklerden bazıları: ıspanak, karalahana, pazı, roka ve karalahanadır. Çin lahanası, potasyum, manganez ve magnezyum içeren başka bir süper besin yapraklı yeşil sebzedir.
Ispanak, karalahana, pazı ve diğer koyu yapraklı yeşil sebzeler tartışmasız süper besinlerdir. Organik tarım kapsamında sadece bir kapta önerilen günlük A vitamini değerinin yaklaşık% 400’ünü içerirler. Ayrıca C vitamini, E vitamini, K vitamini ve folik asit içerirler. Yeşil yapraklı sebzelerdeki bol miktarda bulunan antioksidanlar, hücreleri serbest radikallere zarar vermekten korur.
Yağda çözünen vitaminlerin daha iyi emilmesi için yapraklı yeşillikleri bahsettiğimiz sağlıklı yağlarla birleştirmek önemlidir.
Yeşil çay

Yeşil çayın, antioksidatif ve antiinflamatuar etkileri nedeniyle sağlık için faydalı olduğu düşünülmektedir. Yeşil çaydaki ana ve en aktif bileşen olan polifenol epigallokateşin gallat (EGCG) içerir . EGCG’nin hücresel hasarı azalttığı, serbest radikalleri temizlediği ve vücuttaki enflamatuar reaksiyonları azalttığını gösterilmiştir.

Yeşil çay, güçlü bir antioksidan ve antiinflamatuar olan quercetin açısından zengindir. Ayrıca antioksidan glutatyon ve süperoksit dismutaz (SOD) üretimini teşvik etmeye yardımcı olur. Bu antioksidanlar vücuttaki iltihabı büyük ölçüde azaltır.

Organik yeşil çay tüketmek çok önemlidir çünkü günümüzde fabrikasyon yeşil çaylara yüksek oranda zehirli böcek ilaçları ve herbisitler püskürtülür. En iyi yeşil çay türü – matcha yeşil çaydır, standart demlenmiş yeşil çaya göre on kat daha fazla antioksidan bileşik içerir.
Turpgiller

Turpgiller veya brassica türü sebzeler, yiyebileceğiniz en besleyici gıdalardır. Bir çok vitamin ve mineral içerirler ve mikrobesinler, karotenoidler ve flavonoidler açısından zengindirler. Bu bileşikler, otoimmün diyetin büyük bir parçasıdır çünkü serbest radikal hasarıyla mücadeleye ve vücuttaki toksinleri nötralize etmeye yardımcı olurlar.

Turpgil sebzeler, enzim üretimini artıran glukozinolatlar içerir. Glukozinolatlar, metabolitlere parçalanan kükürt içeren bileşiklerdir. Metabolitler, karaciğeri detoks için yardımcı olan ve kanserojenleri ve ağır metalleri kandan uzaklaştırma yeteneğini artıran spesifik enzimatik reaksiyonları tetikler. Ayrıca sindirimi kolaylaştırır.

Turpgil sebzeler arasında Brüksel lahanası, brokoli, karnabahar, lahana ve hardal türleri yeşillikleri bulunur. Karakteristik acı tadı ve keskin aroması vardır.

Brokoli, harika bir sülforafan kaynağı olan güçlü bir turpgil sebzesidir. Sülforafan, kanser hücresi çoğalmasını azaltan ve bağışıklık sistemini destekleyen güçlü izotiyosiyanattır (ITC).

Hindistancevizi yağı

Hindistan cevizi yağı, orta zincirli trigliseritler ( MCT’ler ) adı verilen küçük ila orta zincirli doymuş yağlar içerir . MCT’ler, taşıyıcı proteinlere veya özel enzimlere ihtiyaç duymadan enerji sağlamak için hücre zarlarına nüfuz eder. Bu, otoimmün diyet için gerçekten yararlı bir kalori kaynağı olabilir.

Doymuş yağ asitleri hücre duvarlarının en az% 50’sini oluşturur ve hücre duvarının yapısal bütünlüğünü istila eden istenmeyen maddelere karşı koruma sağlar. Hindistan cevizi yağı, yüksek miktarda doymuş yağ içermesi nedeniyle (% 92) en stabil yağ asidi kaynağıdır Bu stabilite önemlidir çünkü vücudumuzdaki serbest radikal yükünü azaltır. Serbest radikaller, hücrelerimize zarar verebilecek moleküllerdir.
Hindistan cevizi yağı, laurik asit, kaprik asit ve kaprilik asit açısından zengindir. Bu yağ asitleri kombinasyonu, antiviral, antimikrobiyal ve antibakteriyel özellikleriyle anti-enflamatuar ve bağışıklık artırıcı etkiye sahiptir. Hindistan cevizi yağı ayrıca kan şekerini dengelemeye ve iltihabı azaltan keton üretimini artırmaya yardımcı olur.
Hindistan cevizi yağının birçok faydasından yararlanmak için organik, rafine edilmemiş (cold press) hindistancevizi yağı kullanmak en iyisidir. Hindistan cevizi yağı yemek pişirmek için harika bir yağ çünkü diğer birçok yağdan (sızma zeytinyağı gibi) daha yüksek bir yanma noktasına sahiptir. Hindistan cevizi yağı oksitlenmez ve yüksek sıcaklıklarda antioksidan özelliklerini kaybetmez.

Mantarlar

Mantarlar, besleyici ve tıbbi değerleri nedeniyle binlerce yıldır kullanılan ve otoimmün diyetin değerli bir unsuru olan besindir. Polisakkaritler, fenolik ve indolik bileşikler, mikosteroidler, yağ asitleri, karotenoidler ve vitaminler gibi anti-enflamatuar bileşikler bakımından zengindirler. Mantarlardan elde edilen metabolitler, antioksidan, antikanser ve en önemlisi anti-enflamatuar özelliklere sahiptir: bağışıklık sistemini güçlendiren ve dengeleyen.

Mantarlar, beta-glukan da dahil olmak üzere bir çok polisakkarit içerir. Beta-glukan, doğuştan gelen bağışıklık hücrelerinin yüzeyine bağlanan güçlü bir bağışıklık uyarıcı bileşiktir. Bu özellik, vücut saldırı altındayken otoimmün reaksiyonlara ve hiperenflamatuvar aktiviteye olan eğilimi azaltır.
Caminative (Sindirimi kolaylaştıran) Otlar

Caminative Baharatlar, sindirimi kolaylaştıraya, bağırsak yolunda gaz oluşumunu önlemeye ve sindirim sisteminden gazı gidermeye yardımcı olan bitkilerdir. Bağırsakları yatıştırmaya, bağırsak kasılmalarını düzenlemeye ve safra akışını uyarmaya yardımcı olurlar.

Carminative otlara örnek olarak roka, fesleğen, karabiber, kişniş, tarçın, sarımsak, zencefil, nane, biberiye, adaçayı, rezene, kekik ve zerdeçal verilebilir. Carminative baharatlar, anti-enflamatuar etkileri olan güçlü antioksidanlar ve mikrobesinleri içerirler.

Kemik Suyu ve Kolajen

Kemik suyu ve kolajen, bağırsakları düzenlemek ve onarmak için mükemmeldir. Bağırsaktaki iltihaplı dokuları yatıştırmaya ve iyileştirmeye yardımcı olurlar. Sindirim sorunları genellikle kronik iltihaplanma ve otoimmün hastalıklarının temel nedeni olduğundan, bağışıklık sistemini de güçlendirir.

Bağırsak iltihabı olan insanlar için, vücutlarına kolayca sindirilebilir protein almak önemlidir. Kemik suyu ve kolajenin sindirimi kolaydır ve bağırsak dokusunu destekleyen güçlü aminoasitler içerir. Bağırsak iyileştikçe ve bağışıklık sistemi dengelendikçe, otoimmün hastalıklarda yaygın olan gıda hassasiyetleri engelleyebilir.

Kemik suyu ve kolajen proteini evde yapılabilir veya sıvı veya toz halinde satın alınabilir. Toz halini, bu besinlerden daha fazlasını elde etmek için smoothie ve shake’lerde kullanabilirsiniz, ancak oruç sırasında sadece su ile karıştırılmalıdır.

Otoimmün Hastalıklar ile ile Uzak Durmanız Gereken Gıdalar

Otoimmün rahatsızlığı olan kişiler, vücutta bağışıklık tepkisi yaratması en muhtemel olan pro-enflamatuvar gıdalardan ve besinlerden kaçınmalıdır.

Gıda Hassasiyetleri

Bir yiyeceğe karşı hassasiyetiniz olduğunda, yiyecek bağışıklık sisteminizin tepki vermesini tetikleyecektir. Bağışıklık tepkisine neden olma olasılığı en yüksek yiyecekler arasında glüten, süt ürünleri, yumurta, yer fıstığı, ağaç kuruyemişleri, soya, buğday, çiftlik balığı ve kabuklu deniz ürünleri bulunur.

Birçok kişi aynı zamanda duyarlı Patlıcangiller sebze (domates, patates, patlıcan, dolmalık biber), mısır, baklagiller, bütün tahıllar, işlenmiş gıdalar ve bitkisel yağlar. Otoimmün bir rahatsızlığınız varsa bu yiyecekler ortadan kaldırılmalıdır.

Pro-Enflamatuar Gıdalar

Antiinflamatuar yiyecekleri tüketmenin önemli olduğu gibi, iltihaplanmaya neden olan gıdalardan kaçınmak da çok önemlidir:

· Şeker

· Rafine karbonhidratlar (beyaz un, beyaz pirinç, beyaz patates)

· Endüstriyel et ve süt ürünleri

· Çiftlikte yetiştirilmiş balık

· Işlenmiş etler

· Trans yağlar (kısmen hidrojene yağlar)

· Monosodyum Glutamat (MSG) ve diğer gıda katkı maddeleri ve koruyucuları

· Kanola, mısır, ayçiçeği, yer fıstığı, üzüm çekirdeği, pamuk tohumu ve aspir gibi yüksek oranda işlenmiş sebze ve tohum yağları

· Yapay tatlandırıcılar.

Bu besinler enflamasyonu tetikler ve dokularda ekstra asitlik oluşturur. Otoimmün diyette bu besin bileşenlerinden kaçınmak çok önemlidir.

Son düşünceler

Otoimmün hastalıklar, vücudun bağışıklık sistemi vücudun kendi hücrelerine ve dokularına saldırdığında ortaya çıkar. Enflamasyon, otoimmün hastalığın bir nedenidir. Bu nedenle, otoimmün bir rahatsızlığı olan herkes için enflamasyonu azaltmak çok önemlidir.

Her gün yediğimiz yiyeceklerin vücudumuzdaki enflamasyon miktarı üzerinde büyük etkisi vardı . Yiyeceklerin vücudu iyileştirme veya vücuda zarar verme gücü vardır. Enflamasyonu azaltmak için, duyarlı olabileceğiniz pro-enflamatuar yiyecekleri ve besinleri ortadan kaldırmalısınız. Bu zararlı yiyecekleri vücuda fayda sağlayabilecek iltihap önleyici yiyeceklerle değiştirin.

Otoimmün hastalıklar için en iyi 12 anti-enflamatuar besini size anlattık. Bu yiyecekler arasında somon gibi omega-3 açısından zengin yağlı balıklar ve avokado, zeytin ve sızma zeytinyağı, hindistancevizi yağlar bulunur. Meyveler, kirazlar, yapraklı yeşillikler, brokoli ve diğer turpgillerden sebzeler ve mantarlar, harika anti-enflamatuvar meyve ve sebzelerdir. Zerdeçal ve gaz giderici bitkiler gibi otlar, yanı sıra yeşil çay, kemik suyu ve kollajen de enflamasyonla savaşan mükemmel besinlerdir.

Bu anti-enflamatuar yiyecekleri diyetinize dahil etmek, iltihabı azaltmak için harika bir stratejidir ve otoimmün hastalıkları önlemeye veya iyileştirmeye yardımcı olabilir.

Kaynaklar:

1. Autoimmune Disease Statistics, American Autoimmune Related Diseases Association, Inc. Link here
2. Schmidt C, Questions Persist: Environmental Factors in Autoimmune Disease, 2011 Jun; 119(6): A248-A253. PMID: 21628113
3. Coucke F, Food intolerance in patients with manifest autoimmunity. Observational study. 2018 Nov; 17(11): 1078-1080. PMID: 30213697
4. Uribarri J, Woodruff S, et al., Advanced Glycation End Products in Foods and a Practical Guide to Their Reduction in the Diet, 2010 Jun; 110(6): 911-16.e12. PMID: 3704564
5. Gold LS, Ward MH, Dosemeci M, De Roos AJ, Systemic autoimmune disease mortality and occupational exposures. 2007 Oct.; 56(10): 3180-201. PMID: 17907164
6. Tabbaa M, Golubic M, Roizen M, Bernstein A, Docosahexaenoic Acid, Inflammation, and Bacteria Dysbiosis in Relation to Periodontal Disease, Inflammatory Bowel Disease, and the Metabolic Syndrome, 2013 Aug; 5(8): 3299-3310. PMID: 23966110
7. Patterson E, Wall R, et al., Health implications of high dietary omega-6 polyunsaturated Fatty acids. 2012 April, 539426; PMID: 22570770
8. Cicerale S, Conlan XA, Sinclair AJ, Keast RS, Chemistry and health of olive oil phenolics. 2009 Mar; 49(3): 218-36; PMID: 19093267
9. Kabiri A, Hosseinzadeh-Attar MJ, Haghighadoost F, Impact of olive-rich diet on serum omentin and adiponectin levels: a randomized cross-over clinical trial among overweight women. 2017 Aug; 68(5); 560-568; PMID: 27931137
10. Sofi F, Giangradi I, et al., Effects of a 1-year dietary intervention with n-3 polyunsaturated fatty acid-enriched olive oil on non-alcoholic fatty liver disease patients: a preliminary study. 2010 Dec., 61(8): 792-802; PMID: 20465434
11. Wongcharoen, W, Phrommintkul A, The protective role of curcumin in cardiovascular diseases. 2009 Apr 3; 133(2): 145-51; PMID: 19233493
12. Hannum SM, Potential impact of strawberries on human health: a review of the science. 2004: 44(1): 1-17. PMID: 15077879
13. Kelley DS, Adkins Y, Laugero KD, A Review of the Health Benefits of Cherries. 2018 Mar; 10(3). PMID: 29562604
14. Gillingham LG, Harris-Janz S, Jones, PJ, Dietary monounsaturated fatty acids are protective against metabolic syndrome and cardiovascular disease risk factors. 2011 Mar; 46(3): 209-28; PMID: 21308420
15. Tipoe GL, Leung TM, Hung MW, Fung ML, Green tea polyphenols as an antioxidant and anti-inflammatory agent for cardiovascular protection. 2007 Jun; 7(2): 135-44. PMID: 17584048
16. Sturm C, Wagner AE, Brassica-Derived Plant Bioactives as MOdulators of Chemopreventive and Inflammatory Signaling Pathways. 2017 Sep; 18(9). PMID: 28862664
17. Newell-Fugate A, Effects of coconut oil on glycemia, inflammation, and urogenital microbial parameters in female Ossabaw mini-pigs, 2017 Jul; 12(7): e0179542. PMID: 28704429
18. Muszynska B, Grzywacz-Kisielewska A, et al., Anti-inflammatory properties of edible mushrooms: A review. 2018 Mar, 373-381

19. https://drjockers.com/autoimmune-diet/

Yorumlar

Youtube

[youtube-feed channel=UCE_aLMv273svaKcW_UINhZA subscribetext="Abone Ol" layout="list" num=3]

Eczacı Farkıyla

Eczacı Farkıyla vitamin ve mineraller, ilaçlar, besin destekleri, kozmetik ürünlerle ilgili tüm bilgiler; ve topluma koruyucu halk sağlığı için bilgilendirme ve destek amacıyla sizlerleyiz…